Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/16432 E. 2013/2570 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16432
KARAR NO : 2013/2570
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine başlattığı bonoya dayalı icra takibinde, bono üzerindeki kefil imzasının müvekkiline ait olmadığını, takip neticesi müvekkilinin taşınmazlarının satıldığını ileri sürerek bonodaki imzanın ve borcun müvekkiline ait olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, 2004 yılında başlatılan takipte davacının işbu dava tarihine kadar imza itirazında bulunulmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Adli Tıp Kurumu Raporuna göre, davanın kabulüne, 45.185 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, İİK 72. maddesine göre açılan menfi tespit davası olup, yargılama sırasında davacının hissedarı olduğu taşınmazların haczedilerek davalıya satıldığı, böylece bedelin davalı alacaklı tarafından tahsil edildiği dosya içeriği ile sabittir.
Açılan menfi tespit davasının anılan yasa hükmü gereğince, kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceğinin kabulü ile, davalı yanca ihale ile alacağına karşılık aldığı ve adına tapuya tescil ettirdiği taşınmazlar için, davalı tarafça tahsil edilen paranın istirdatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dosya içinde bulunan İcra Müdürlüğü’nün Tapu Sicil Müdürlüğü’ne tescil işlemi yapılması için yazılan yazılara ve tapu kayıtlarına göre, davacının satıma konu taşınmazlarda hissedar olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; davacı satılan taşınmazlarda kendi hissesine düşen bedelin istirdatını talep edebilir. Mahkemece yapılması gereken iş, satıma konu taşınmazlardaki davacı hisselerinin belirlenip, bu hisselere düşen bedel saptanıp, varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ:S Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.