YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1644
KARAR NO : 2012/5486
KARAR TARİHİ : 03.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile yapılan icra takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, icra takibine yapılan itirazın sonuç bölümünde takibin tamamına, tüm borç ve faizlere itiraz edildiğinin açıkça yazıldığını, ancak dilekçesinin üst kısmında maddi bir hatadan dolayı asıl alacağın kabul edilmiş gibi anlaşılmasına yol açacak maddi bir hatanın yapıldığını, mahkemenin bu maddi hatayı dikkate alması gerektiğini, malların müvekkiline teslim edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, takipte sadece asıl alacağın talep edildiği, davalının takibe itirazında asıl alacağı kabul ettiğini beyan ettiği gerekçesi ile davanın konusu bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraflar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HUMK’un 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde temyiz defterine kaydının yapılmadığı ve harcının yatırılmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekili, ödeme emrine itiraz dilekçesinde “Takip alacaklısının asıl alacak miktarı olarak belirttiği 6.968,86 TL müvekkil şirket tarafından kabul edilmektedir” ifadesini kullanmış ise de aynı dilekçenin sonuç bölümünde “Tarafımızdan takibin tamamına, borca, faize, faiz oranı ile her türlü ferilerine yasal sürede itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ediyoruz” şeklinde beyanda bulunmuştur. Nitekim İcra Müdürü tarafından da dilekçenin sonuç bölümündeki ifade esas alınarak takibin tamamının durdurulmasına karar verilmiş, dava dilekçesinde de asıl alacak, takipten sonra işleyecek faiz ve tazminat isteminde bulunulmuştur. Dolayısıyla hem taraflar hem de İcra Müdürü tarafından ödeme emrine itiraz dilekçesindeki sonuç kısmındaki beyan esas alınmak suretiyle takip konusu asıl alacak da dahil olmak üzere ödeme emrinin tamamına itiraz edildiği kabul edilmiş ve takip bütünüyle durdurulmuştur. Bu durumda mahkemece, itiraz dilekçesindeki sonuç kısmında yazılı olan ve taraflar ile İcra Müdürü tarafından esas alınan beyan yerine, dilekçe içeriğinde yazılı olan ve davalı tarafından maddi hataya dayalı olduğu savunulan ifade esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.