Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/16457 E. 2013/2263 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16457
KARAR NO : 2013/2263
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın itptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin yetkili hamili olduğu 20.09.2004 tarihli ve 2.000,00 TL. meblağlı çekin yasal süresinde bankaya ibraz edilmesine rağmen karşılıksız kalması üzerine keşideci ve cirantalar hakkında yapılan icra takibine davalı-borçlu şirket tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu çekin ve talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın esası yönünden ise takibe konu çekin müvekkili tarafından davacıya verilmediği gibi müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, takibe konu çek arkasındaki ciro imzasının müvekkil şirketi temsile yetkili kişi veya kişilerce atılmış bir imza da olmadığını, çek arkasındaki müvekkil şirket cirosunun sahte olarak tanzim edildiğini, davacının müvekkilinden aldığını iddia ettiği çek karşılığında müvekkili şirkete ne verdiğini yani alacağın sebebini açıklaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; çeke dayalı olarak müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına kavuşabilmesi için hamilin ya doğrudan temel borç ilişkisine dayanarak tahsil davası açabileceği ya da TTK’nın 730/14. md. delaletiyle aynı Yasa’nın 644. maddesi gereği sebepsiz zenginleşme davası açabileceği, davacının TTK’nın 644. maddesi gereğince iş bu davayı hem 1 yıllık süreyi geçirdikten sonra icra takibi yapmış olması, hem de TTK’nın 644. maddesi gereği keşideciye karşı iş bu davayı açması gerekirken cirantaya karşı açtığı, cirantaya karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak iş bu davanın açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Somut olayda davacı taraf gerek dava dilekçesinde gerekse yargılamadaki 16.02.2012 tarihli imzalı beyanında dava konusu çek karşılığında davalı-cirantaya para verildiğini ve bu hususun tanık beyanı ile ispatlanacağını ileri sürmüş ise de mahkemece davacı vekilinin davanın TTK’nın 644. maddesi uyarınca açılan sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığına dair beyanı dikkate alınarak iş bu davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığı gibi keşideciye karşı açılabilecek iş bu davanın davalı-cirantaya karşı açılamayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere HMK’nın 33. maddesi
gereği taraflar arasındaki hukuki ilişkinin vasıflandırılması hakimin görevindedir. Davacı çekte yetkili hamil olup davalı şirket hamilden önceki ciranta olduğuna göre aralarında temel ilişki bulunduğu tartışmasızdır. Bu durumda davacı vekilinin bu yöndeki beyanları ve delilleri toplanarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.