YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16498
KARAR NO : 2013/2264
KARAR TARİHİ : 06.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının acentesi olarak Bursa’da faaliyette bulunan müvekkilinin cari hesaba ve faturaya bağlı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin idare merkezi … olduğundan … mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki ilk itirazında bulunmuş, davanın esası yönünden ise; takip konusu yapılan 3 adet faturanın müvekkilinin kayıtlarında yer almadığı gibi takip konusu yapılan tüm faturalar kapalı fatura olduğundan ödemeye karine teşkil ettiğini, kaldı ki müvekkilinin borçlu olmayıp davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının usulüne uygun tutulmayan ticari defter ve kayıtlarında davacının davalıdan 74.260,81 TL alacaklı olduğu ancak 89.807,00 TL eksik kasa mevcudunun doğrulanması halinde davacının davalıya 15.546,19 TL borçlu olduğu, davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde davacıdan 16.200,27 TL alacaklı görüldüğü, tarafların ticari defterlerinin karşılaştırılmasının yapılması, cari hesap mutabakat ve protokol ile kasa açığının açıklanması yönünden tanzim olunan 04/10/2011 günlü bilirkişi raporunda da davalının davacıdan 16.200,00 TL bakiye alacağı bulunduğunun tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan ve delil sözleşmesi niteliğinde olan acente sözleşmesinin 39. maddesine göre çıkacak uyuşmazlıklarda davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının geçerli olacağının düzenlendiği, bu durumda davalının davacıdan alacaklı bulunduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekili ise davacı yanın haksız ve kötü niyetli takip yaptığını ileri sürerek davanın reddi ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen açıklanan bu talep yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması HMK’nın 297/2. maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.