Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/16502 E. 2013/3204 K. 20.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16502
KARAR NO : 2013/3204
KARAR TARİHİ : 20.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket elemanı …’nun bildirdiği hesaplara 25.000 TL ödeme yaptığı halde bu paranın karşılığı gübrenin gönderilmediğini, sadece 2.560,00 TL. Tutarında gübre gönderildiğini, davalı şirketin son ödemeye kadar adı geçen şirket çalışanının gösterdiği hesap numarasına yatan paralar karşılığında gübre gönderdiğini ve bu konuda bir itirazının bulunmadığını, kendi personeli tarafından dolandırılan davalının müvekkiline suç isnad ederek edimini yerine getirmekten kurtulmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davalıya gübre bedeli olarak gönderilen 22.890,00 TL’nin ihtarın tebliğ tarihi olan 25.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin eski çalışanı … tarafından dolandırıldığını, bu hususta Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlık soruşturması başlatıldığını, davacının müvekkilinin eski çalışanı olan bu şahsa para gönderdiğinden haberdar olmadığını, kaldı ki ticari alacaklarının bir başka şahıs adına gönderilmesine ilişkin bir talimatları bulunmadığı gibi bu konuda bir sözleşme de imzalanmadığını, davacı ile müvekkilinin eski çalışanı …’nun başkalarından gelen bir kısım havaleleri küçük küçük parçalara bölüp davacı ile adı geçen çalışanın davacının hesaplarına yaydıklarını, yani davacı para göndermediği halde başka müşterilerden tahsil edilen paraların sanki davacı teslimatıymış gibi davacı hesabına alacak kaydedildiğini, bu nedenle müvekkilinin bu sözde ödemelere itiraz etmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, uzun süre satış sorumlusu olarak görev yapan …’nun yaptığı işlemlerin davalı şirketi bağlamayacağı yönündeki savunmanın daha önce bu kişinin yaptığı işlemlere itiraz etmeyen davalı tarafından sonradan (bu kişinin eylemlerinden haberdar olmayan) davacıya karşı ileri sürülemeyeceği ve bu yöndeki savunmanın yerinde olmadığı, her ne kadar davalı taraf kamyon şoförleri … ve … tarafından fatura toplamı 18.840,00 TL olan malların davacıya teslim edildiğini iddia etmekte ise de, bu iddiasını yazılı delillerle ispat edemediğinden ve davacıya teklif etmiş olduğu yemin davacı tarafından eda edilmiş olduğundan, bu malların davacıya teslim edildiği iddiasının kabul edilmediği, mali müşavir
bilirkişi tarafından düzenlenen 11.04.2011 tarihli raporda belirtildiği gibi davacının teslim aldığı malzeme toplamı 106.865,02 TL’den davalı hesabına gönderilen havale tutarı 73.205,00 TL, davalının hakkında suç duyurusunda bulunduğu personeli hesabına gönderdiği 28.040,00 TL ve personel eşinin hesabına gönderdiği 18.325,00 TL düşüldüğünde davacının bakiye 12.704,98 TL alacağı bulunduğu ve davacı tarafından gönderilen ihtarname tarihine göre davalının 03.03.2009 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 12.704,98 TL nin 03.03.2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.