YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16519
KARAR NO : 2013/2029
KARAR TARİHİ : 04.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 16.11.2011 günlü kararı ile “Davacı taraf dava konusu çekin teminat amacıyla keşide edilerek boş şekilde davalıya verildiğini iddia etmiştir. TTK’nun 592. md. uyarınca kambiyo senedinin boş olarak imzalanıp düzenlenmesi mümkündür. Davaya konu senedi boş şekilde keşide eden davacının bu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kanıtlaması gerekir. Davalı lehdarın davacıya hitaben gönderdiği 28.01.2009 tarihli ihtarname ekindeki hesap özeti ve açıklamalarına konu belgede 220.891,60 TL alacağın 91.396 TL’sinin vade farkı olduğu belirtilmiştir. Davalı bu belgeler ile çekin boş olarak verildiğini, asıl alacak dışında kalan kısmının vade farkına ilişkin olduğunu kabul ettiğine göre vade farkı alacağının varlığını ispat yükü davalıdadır. Mahkemece, bu yönler ve davalı tarafından ibraz edilen ipotek akit tablosunda belirtilen vade farkı ile ilgili ipotek belgesi değerlendirilerek, varsa başka deliller de sorulup toplandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine dair hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulup, davalı vekilinden bozma ilamına uygun şekilde delillerinin ibrazı istenmiş, davalı vekili de 18.03.2008 tarih ve 5303 yev. nolu ipotek resmi senedine dayandıklarını bildirmiştir.
Vade farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya vade farkı uygulanacağına ilişkin süregelen bir teamülün bulunması gerekir. Somut olayda davalı vekili bozma kararından sonra bu yönlerde herhangi bir delil ibraz etmemiştir. Davalı vekilinin dayandığı ipotek akit tablosu, dava dışı ipotek veren ile davalı arasında olup, davacının borcunun teminatı olarak ipotek tesis edilmiş ise de; bu ipotek akit tablosunda yazılı “vade farkı” ibaresinin resmi senedin tarafı olmayan davacıyı bağlamayacağı ve vade farkı uygulanacağına ilişkin başka, iddiayı destekler delil de ibraz edilmemiş olduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.