Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/16674 E. 2013/4304 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16674
KARAR NO : 2013/4304
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 26.05.2009 tarihinde “Tek Satıcılık (Distribütörlük) ve Reklam Dağıtım (Ajanslık) Sözleşmesi”imzalandığını, sözleşmeye göre üretici olan davalının başka kişi ya da kuruluşlar aracılığıyla satış veya reklam yapamayacağı, yapması halinde dağıttığı tespit edilen her ürünün bedeli kadar müvekkiline cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşmeden sonra müvekkilinin haricinde çok sayıda gerçek ve tüzel kişiler aracılığıyla sözleşmeye konu ürünlerin pazarlama ve dağıtımını yaptığını ve yapmaya da devam ettiğini, davalının sözlü olarak uyarıldığını, bunun üzerine davalının müvekkiline ürün göndermemeye başladığını, daha sonra davalının gönderdiği 15.01.2010 tarihli ihtarname ile taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını ileri sürdüğünü, müvekkilince davalının müvekkili dışındaki kişiler aracılığıyla tanıtım ve satışlar yaptığının mahkeme aracılığıyla tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak şimdilik 100.000 TL.cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin davacı tarafından 25.12.2009 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, sözleşme ekinde yer alan ürün ve fiyat listesi altındaki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, sözleşmenin feshinden sonra müvekkilinin davacıdan alamadığı 223.742 adet ürün bulunduğunu ve müvekkilinin davacıdan 170.000 TL.evraklı alacağı olduğunu, davacının yaptırdığı tespitler ve sunduğu delillerin tarihinin distribütörlük sözleşmesini iptal ettiğini bildirdiği ihtarnamenin tarihinden sonra olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının 25.12.2009 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiği, ihtarın davalıya 02.01.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacının dayandığı tespit işleminin ise fesihten sonra 06.04.2010 tarihinde yapıldığı, davalının fesihten sonra sözleşmeye bağlı olmayıp, ürettiği ürünlerin dilediği alanda reklam ve dağıtımını yapma hakkına sahip olduğu, buna göre davacının fesihten sonra yapılan tespit ve alınan rapora dayalı olarak cezai şart talebinin yerinde olmadığı, öte yandan sözleşmede öngörülen cezai şart düzenlemesinin B.K.nun 158/1.maddesi anlamında akdin icra edilmemesi veya noksan olarak ifası halinde tediye edilmek üzere kabul edilmiş cezai şart niteliğinde olduğu, buna göre feshedilmiş sözleşmeye dayalı bu nitelikteki cezai şartın istenemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.