Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/16856 E. 2013/2494 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16856
KARAR NO : 2013/2494
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl dava faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine, karşı dava ise, karşı davalı tarafından verilmeyen bir hizmet ve alacağın doğurulmaya çalışıldığı iddiasına dayalı borçlu olunmadığının tespiti ile 6.558 TL.alacaklı olunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Asıl davacı vekili, karşı davanın, karşı davacı vekili ise asıl davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, asıl dava bakımından davacının ticari defter ve kayıtlarıyla kanıtlandığı üzere davacının 10.867.36 TL.alacağının bulunduğu, takipten önce temerrüdün oluşmadığı, karşı dava bakımından taraflar arasındaki sözleşme kapsamında katılım bedeli adı altında ve genel işlem kapsamı şartında ödenen miktar itibariyle karşı davacının karşı davalıya sehven kestiğini bildirdiği faturalarla ilgili yasal ve kabul edilebilir nitelikte delil sunamadığı, dolayısıyla teslim edilen mal miktarları itibariyle faturaların dayanaksız kaldığının davada ispat edilemediği, sunulan sözleşme suretine göre katılım bedeliyle ilgili olarak talebin iadesinin bu aşamada bir fesih de söz konusu olmadığından istenemeyeceği, karşı davacının iddialarını kanıtlayamadığı gerekçeleriyle asıl davanın kabulü ile takibin 9.120 TL.asıl alacak üzerinden devamına, alacak likit olduğundan takibe konu alacağın % 20’si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 23.02.2012 tarihli duruşmaya katılmadığı ve mazeret de bildirmediği için HMK.nun 150/1.maddesi gereği asıl dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, asıl davacı vekilinin 06.03.2012 tarihli yenileme dilekçesi üzerine 12.03.2012 tarihli yenileme tensip zaptı düzenlenerek duruşma günü verilmiş ise de, yenileme dilekçesi üzerine oluşturulan yenileme tensip zaptı ve duruşma günü asıl davada davalı vekiline tebliğ edilmeden asıl davalı tarafın yokluğunda asıl ve karşı dava sonuçlandırılmıştır.
Yenileme dilekçesinin davalı-karşı davacı vekiline tebliğ edilmeden hüküm kurulması HMK.nun 27.maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.