YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16875
KARAR NO : 2013/3107
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatınsözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı arasında 2006 yılı başından itibaren ilaç alım satımı şeklinde başlayan ticari ilişkide ödemelerin çekler vasıtası ile yapıldığını, yaşanan sorun üzerine; 24.04.2007 tarihli “ Protokol ve Alacak Temliki” başlıklı sözleşme yapılarak, müvekkillerinin borç toplamının 324.000 TL olarak kararlaştırıldığını, karşılıklı dava, takipler ve ruhsatlar konusunda sulh olduklarını, protokol uyarınca müvekkillerinin edimlerini ifa ettiklerini ve bakiye 153.000 TL borçları içinde davalı alacaklıya SSK ve 3. şahıslardaki alacaklarını temlik ettiklerini, borç ilişkisinin kapatılıp tasfiye edildiğini, davalının 10.07.2007 tarihinde ihtarname çekerek, bedelsiz kalan, ve bankalardan alındığı için müvekkillerine iadesi gereken çeklerin takibe konu edileceğinin ihtar edildiğini ileri sürerek, ihtarda konu edilen dört adet çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitine, bedelsiz kalan çeklerin iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu çeklerin davacılara fatura ve irsaliyeler karşılığı satılan ürün bedelleri olduğunu, davacıların müvekkiline olan borçlarını ödemedikleri için iki ayrı icra takibine başladıklarını, davacıların ileri sürdüğü temliknamenin yasa kurallarına aykırı hukuki ve fiili değerden yoksun belge olduğunu, bu alacağın resmi kamu kurumlarından tahsil edilmesi gereken ilaç bedelleri olup; hastalara ve hastahanelere satıldığını; hastaların verdiği vekaletnamelerinin sadece davacı şirketlere verilen yetki ile gerçekleştiğini, bu bedelleri müvekkilinin resmi kurumlardan isteyemeyeceğini, bu temliknameye resmi kurumlarında onay vermesi gerektiğini işbu temliknamenin müvekkil şirket yetkilisinin bilinç ve iradesi dışında , MS hastası olan yetkilinin şuur ve bilincinin yerinde olmadığı dönemde yapıldığını, mutlak butlanla sakıt olan temliknamenin hükümsüz olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2007/13850 ve 2007/13851 sayılı takip dosyalarına ve devamına konu 4 adet toplam 160.000 TL miktardan sadece 12.625 TL ile sınırlı olmak üzere davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine; davacının kalan 147.375 TL’lik miktara yönelik davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin kısmen kabulüne, 50.50 TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 58.950 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 24.04.2007 tarihli “ Protokol ve Alacak Temliki” başlıklı protokolün 35. maddesinde “Hertürlü girişime rağmen … ile …, temlike konu alacağı 31.10.2007 tarihine kadar, SSK’dan tahsil edemedikleri takdirde, bu defa, ekli 2 nolu listedeki şahıslardan olan ve SSK’dan tahsiline yüklendirildikleri alacakların tamamını, düzenlenecek yeni bir temlikname ile … teslim edeceklerdir. … noterde düzenlenecek temliknameye dayanarak, … ve …’e borçlu olan şahıslardan ve SSK’dan bu temliknameden dolayı elde edebileceği bütün tahsilat kendisine ait olmak üzere hareket edecektir.” hükmünü içermektedir. Anılan protokol hükmü gözetildiğinde, davalı alacaklı şirketin 31.10.2007 tarihine kadar temlik edilen alacakları tahsil edemediği takdirde, madde hükmünde yazılı olduğu şekilde, davacı borçlu şirketlerle ekli 2 nolu liste ile belirtilen temlik sözleşmesinin yapılması gerekir.
Açıklanan bu madde hükmü gözetilmeden davalı alacaklı tarafça, davacı … Limited Şirketine 10.10.2007 tarihli 32577 nolu ihtarname çekerek, talepte bulunması ve protokolde belirtilen 31.10.2007 tarihini beklemeden davadan sonra takip yapılmasının, protokol hükmüne aykırılığı üzerinde yeterince durularak, karar yerinde tartışılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.