YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16892
KARAR NO : 2013/3274
KARAR TARİHİ : 21.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 06/07/2010 tarih 2010/3916 E. 2010/8485 K. sayılı kararı ile “Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda bilirkişiden önce 6.6.2008 tarihli rapor alınmış, davalı bankanın itirazı üzerine düzenlenen 13.4.2009 tarihli ikinci rapora işlemiş faiz miktarına ilişkin hesap ve değerlendirmeye itibar edilmeyerek sair yönleri ile itibar edilerek hükme esas alınmıştır. Ne var ki, ikinci rapora gerekçeleri de belirtilmek suretiyle taraf vekillerince itiraz edilmiştir. Ayrıca bu rapor 6.6.2008 tarihli ilk raporun ulaştığı sonuçlar ile de çelişmektedir. O halde mahkeme, yeniden konusunda uzman bilirkişi kurulundan bozma ilamında değinilen hususlar gözetilerek ve çelişkiyi de giderecek şekilde rapor alınması ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün taraflar yararına bozulmasına, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının dava dışı asıl borçlulara kefilliği nedeniyle fazla ödemelerde bulunduğu tespit edildiğinden davanın kısmen kabulü ile 4.250 TL’sinin 02/05/2001, 817,57 TL’sinin 30/03/2001, 3.500 TL’sinin 23/04/2001 ve 253,52 TL’ sinin 06/04/2001 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte olmak üzere toplam 8.821,09 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak önce üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınmış, bu rapora itiraz üzerine aynı heyetten 03/11/2011 tarihli ek rapor alındıktan sonra bilirkişi Av. … alınan 15/06/2012 tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur. 6100 s. HMK’nın 266. maddesine göre mahkemece çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayın özelliğine göre uyuşmazlığın çözümünde bankacılık işlemlerinden anlayan konusunda uzman kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeden bankacılık konusunda uzmanlığı açıklanmayan avukat bilirkişiden rapor alınıp yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.