YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/169
KARAR NO : 2012/6211
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadan süreklilik arz eden mal alım satımının olduğunu, bu ilişki içinde davacının davalıya bankadan aldığı teminat mektubunu verdiğini, davalının yapılan ödemeleri kabul etmeyip, borç ödenmediğinden davacı ile çalışamayacaklarını bildirdikten sonra teminat mektubunu haksız olarak tazmin ettiğini, haksız tazmin edilen tutarın tahsili için girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, takibin devamını talep etmiş, 11.02.2011 günlü dilekçesi ile davasını ıslah ederek teminat amacıyla davalıya verilen teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesinden dolayı 125.000.00 TL.’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kendi borcunu ve dava dışı 3. kişinin borcunu ödemeyi taahhüt ettiği halde borçları ödemediğini, alacağın tahsili için haklı olarak teminat mektubunun nakde çevrildiğini bildirerek davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesine cevabında ıslah tarihine kadar zamanaşımı süresinin geçtiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının davalıya bankadan aldığı teminat mektubunu verdiği teminat mektubunun 02.06.2008 tarihinde nakde çevrildiği, B.K’nun 66. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin bir yıl ve herhalde on yıl olduğu, davacının itirazın iptali davasını 06.02.2009 tarihinde açtığı, 11.02.2011 tarihinde davasını ıslahla alacak davasına çevirdiği böylece bir yıllık zamanaşımı süresini geçirdiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve talep sonuçlarıyla bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleriyle ve onların tavsifleriyle bağlı değildir.
Davacı ile davalı arasında alım-satım akdi olup, bu ticari ilişki içinde davacının davalıdan talep edebileceği alacak, B.K’nun 125. maddesi uyarınca (10) yıllık zamanaşımına tabidir. Yine aynı Kanun’un 133. maddesine göre icra takibine başlanması ve dava açılması zamanaşımını kesen sebeplerdendir.
Davacı, taraflar arasındaki ticari ilişkide davalı-muhataba düzenlenen 200.000,00 TL tutarındaki teminat mektubu bedelinin 125.000.00 YTL’lik kısmının davalı yanca haksız olarak nakde çevrildiği iddiası ile bu tutarın tahsili için 05.06.2008 tarihinde icra takibine başlamış, davalının itirazı üzerine 06.02.2009 günü itirazın iptali davası açıp, 11.02.2011 tarihinde ise davasını alacak davası olarak ıslah etmiş olduğuna göre B.K’nun 125 maddesinde belirlenen 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle ve yukarıda yazılı yasa hükümlerine aykırı olarak (1) yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle davanın reddinde isabet bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.