YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17043
KARAR NO : 2013/4726
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin, davalının sipariş ettiği ürünler nedeniyle 3 adet fatura karşılığı davalıdan toplam 10.257,76 TL alacaklı bulunduğunu, bu fatura borçları nedeniyle davalının kendi müşterisi olarak bildirdiği dava dışı …’ a ait kredi kartı ile müvekkil şirketin hesabına toplam 9.595-TL ödeme yapıldığını, ancak Akbank Bursa Ticari Şubesi tarafından ödemelerin sahte kart ile yapıldığının tespit edilmesi üzerine, ödeme işlemleri iptal edilmek sureti ile ödenen tutarın müvekkilin banka hesabından geri alındığını, müvekkilinin alacağın tahsili için davalı hakkında Bursa 6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/8454 esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacı şirket ile yaptığı anlaşma gereği internet üzerinden aldığı siparişleri davacı şirket üzerinden yapıp, bu satışlar karşılığında komisyon aldığını, tarafların iki ayrı sistem ile iş yaptığını, mail order isimli birinci sistemin; müşterinin kart ve kimlik fotokopisinin ana firmaya gönderilip onay alındıktan sonra müşteriden imza alınması, ikinci sistemin ise; internet üzerinden (www.ticaretteyiz.com) yapılan alışveriş sistemi olduğunu, belirtilen internet sitesinde kredi kartı ile sipariş verilebildiğini, bu siteden geçen paraların direkt ana firma hesaplarına yansıdığını, gün sonunda ana firma tarafından müvekkilinin hesabına aktarıldığını ve sözkonusu ikinci sistemde müşteri ile yüz yüze görüşme olanağının olmadığını, 09.03.2010 tarihinde müvekkilinin dava dışı …isimli kişiden aldığı teklif ile davacı şirkete 19 adet Nokia 5800 cep telefonu siparişi verdiğini, …’ın bildirdiği kredi kart numaralarıyla yapılan kart çekim işlemini firmaya bildirdiğini ve firmanın onay vermesi ile fatura konusu telefonların firma tarafından …’ın bildirdiği adrese kargo ile gönderildiğini, davacı şirketin kendilerini ve müvekkilllerini dolandıran kişi yada kişilerin bulunması için hiçbir resmi makama başvurmadan müvekkil hakkında takibe geçmesini mahkemenin takdirine bıraktığını belirtmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacı ile davalı arasında mail order yöntemi ile mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından dava konusu faturaların davalı adına düzenlendiği, yine davalı tarafından da aynı ürünlere ilişkin faturaların … isimli şahıs adına düzenlendiği, dava konusu faturalara ilişkin satışlar dışında da taraflar arasında bu yönde ticari ilişki bulunduğu, mail order ortamında yapılan satış sırasında kredi kartı ile ödeme yapan kişilerin kimlik bilgilerinin alınması gerektiği halde bu hususun davalı tarafından ihmal edildiği ve sahte kredi kartı kullanımının gerçekleştiği, davaya konu ürünlerin davacı şirket tarafından davalı adına gönderildiği ve davalı tarafından teslim alındığı, faturaların davalı ve davacı şirkete ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu, taraflar arasında mail order yöntemi ile yapılan mal alım satımı toplamının ve davacı tarafından ilgili bankaya yapılan iadeler toplamının 6.060,00 TL + 3.535,00 TL= 9.595,00 TL olduğu, fatura konusu ürünleri davacıdan teslim alan davalının bu bedeli davacıya ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle, davalı ve davacı ticari defterlerinde kayıtlı görünen 9.374,75 TL bakiye alacak yönünden davanın kısmen kabulü ile davalının Bursa 6 .İcra Müdürlüğünün 2010/8454 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının; 9.374,75 TL asıl alacağa 11.05.2010 takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte sınırlı olarak iptaline, fazlaya ait istemin reddine ve hüküm altına alınan alacak miktarının %40’ı üzerinden hesaplanan 3.749,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.