Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17072 E. 2013/4236 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17072
KARAR NO : 2013/4236
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında gümrük hizmetlerinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak ticari faaliyette bulunulduğunu, işlemlerin yapılması için Üsküdar 9. Noterliği’ne ait 24.12.2008 tarihli vekaletname düzenlendiğini, davalının kendisine ait bazı malların gümrük müşavirliği hizmetlerinin yerine getirilmesini davacıdan talep ettiğini, davalının talep ettiği gümrük müşavirliği hizmetlerinin tamamlandığını ve tamamlanan malların davalı tarafından teslim alındığını, hizmetin gerçekleştirilmesine rağmen talep edilen 7.880 TL bakiye borcun davalı tarafından ödenmediğini, bu sebeple davalıya ihtarname çekildiğini, ancak ödemenin gerçekleşmediğini, bunun üzerine Üsküdar 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/6427 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile 7.880 TL gümrük hizmetleri alacağının 04.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ödemesine ve % 40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının hatalı şekilde ödediği bedellerden bahisle müvekkil şirketin borçlu olduğu iddiasının hukuka ve somut olaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin musluk ve karıştırıcı valf ithalatı yaparken uygulanan gözetim kıymetinin 27.05.2010 tarihli ve 27593 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ”İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin 2006/8 sayılı Tebliğ de Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ” ile değiştirildiğini, davacının müvekkil şirkete gönderdiği elektronik posta ile gözetim kıymeti uygulamasının 25.06.2010 tarihinde gireceğini belirtmesine rağmen, 31.05.2010 tarihinde ithalatı yapılan eşyalara ilişkin 25.06.2010 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni gözetim kıymeti uygulaması üzerinden Gümrük Vergisi ve Katma Değer Vergisi hesaplattığını, davacının hatalı hesaplama sonucu ödediği fazla vergiler üzerinden 03.06.2010 tarihli, 022552 nolu ve 23.181,00 TL miktarlı gümrükleme masrafı faturası ile 03.06.2010 tarihli, 010063 nolu ve 643 TL miktarlı müşavirlik hizmet bedeli faturası düzenleyerek icra takibi başlattığını, davacının kendi hatası ile fazla vergi ödediğinin fark edilmesi ile davacının müvekkil şirket adına ”Gümrük Müsteşarlığı İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü’nden fazla ödediği gümrük vergisinin iadesi ve KDV’nin mahsuben iadesini talep ettiğini, fazla ödenen 925,98 TL gümrük vergisinin mahsup edildiğini, ancak 7.742,93 TL KDV’nin, müvekkil şirketin vergi dairesinden alacaklı olması nedeniyle mahsup edilemediğini, davacının basiretsiz davranması ile müvekkil şirketin 7.742,93 TL KDV ödemek zorunda kaldığını belirterek, davanın reddi ile % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; gümrük hizmetlerinin yerine getirilmesi için ticari faaliyette bulunan taraflar arasında uyuşmazlığın, davacının 03.06.2010 günü kayda girdiği 23.181 TL tutarlı borç dekontundan kaynaklandığı, davacının müracaatı üzerine Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğünce fazladan alındığı anlaşılan 925,98 TL gümrük vergisi ile 7.742,93 TL’ nin iadesine karar verildiği, ancak fazla tahsil edilen bu miktarın fiilen iadesinin gerçekleşmediği, davalının alamadığı bu tutarı cari hesapta borç olarak saymadığı ancak davacının 23.181 TL tutarlı borç dekontunu girdiği sırada bu tutarın fiilen ödendiği, 7.742,93 TL’nin davacının ödemesi olması sebebiyle alacak hakkı olduğu, davalının arada yapmış olduğu ödemeler
bulunduğu, en son 918,34 TL ödeme yaptığı ve buna göre bilirkişi tarafından hesaplanan ve mahkemece de kabul edilen cari hesap bakiyesi olan 7.880,19 TL asıl alacak ile ihtarnamenin tebliğ tarihine göre 68 TL birikmiş faiz üzerinden davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Üsküdar 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/6427 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, 7.880,19 TL asıl alacak ile 68 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.