Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1709 E. 2012/7474 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1709
KARAR NO : 2012/7474
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihtarda istenen ana para ile takipte istenen ana para miktarının birbirinden farklı olduğunu, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne davalının 3.364,11 TL asıl alacak, 649,64 TL işlemiş faiz 32.49 TL BSMV, 62,68 TL masraf olmak üzere toplam 4.108,92 TL’ye yönelik itirazının iptaliyle takibin devamına ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun 19. maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2011yılı için 1,540 TL dir.
Temyize konu edilen miktarın reddedilen 607,53 TL (4.716,45-4.108,92=607,53 TL) olması nedeniyle 07.06.2011 karar tarihli reddedilen kısımla ilgili olarak davacı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İştihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davalı vekilinin temyizi yönünden ise;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kesinlik nedeniyle reddine; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.