YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17090
KARAR NO : 2013/2410
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 15.150.-kg … (…) malzemesinin alımı konusunda sözleşme yapıldığını, anlaşmaya göre anason malzemelerinin net 16 kg ağırlığındaki cotton torbalara paketleneceğini ve cotton torbaların da davalı tarafça gönderilmesinin taahhüt edildiğini, müvekkilinin anason malzemelerini teslime hazır olduğu halde davalı-alıcının cotton torbaları teslim etmediği için ürünlerin müvekkili tarafından davalıya verilemediğini, müvekkilinin Karşıyaka 5. Noterliği’nin 08.06.2010 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini ve uğradığı 115.000,00.-TL zararın tahsilini istediğini, ancak davalı tarafın cevabi ihtarnamesi ile kendisinin edimlerini yerine getirdiğini, ancak karşı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, 27.985.-USD alacak için İzmir 4. İcra Müdürlüğü’nün 2010/10150 esas sayılı icra takip dosyası ile takibe giriştiğini belirttiğini bildirerek, 115.000,00.-TL zararın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Asıl davalı (karşı davacı) vekili, müvekkili şirketin davacı şirket ile anason maddesinin alımı konusunda anlaşma yaptığını, 12.05.2010 tarihinde, sözleşmenin imzalanmasından altı ay sonra davacı tarafın cotton torbaların gönderilmemesi nedeniyle edimini ifa edemediğini bildirdiğini, bunun doğru olmadığını, ödeme şeklinin vesaik mukabili “cash against document” olduğunu, kendilerinin 25.11.2009 tarihinde 148.489,60.-USD ödediklerini, davacı tarafın düzenlemiş olduğu fatura tutarının da bu olduğunu, bu ödemenin eski borçlara ait olmadığını, davacının müvekkiline gönderdiği numune malların üzerinde kalıntı pestisit maddesinin gıda mevzuatına aykırı olarak yüksek miktarda bulunduğunun analiz raporları ile ortaya çıktığını, davacı tarafından müvekkiline sözleşmedeki teslim edilmeyen ürünlerin bedeli olarak ödenen 148.489,60.-USD’den mahsup edilmek üzere başka ürünler satıldığını, müvekkili şirketin davacı şirkete çektiği ihtarnamede ürünlerin gıda mevzuatına aykırı olduğunu ve davacı şirketin müvekkili şirkete 27.985.-USD bakiye borcunun olduğunu bildirdiklerini, müvekkilinin 27.985.-USD alacak için İzmir 4. İcra Müdürlüğü’nün 2010/10150 icra sayılı dosyası ile takip yaptığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, ayıp ihbarının malların ancak tesliminden sonra mümkün olduğunu, oysa malların teslim edilmediğini belirterek, asıl davanın reddine, kendilerinin açtığı karşı davadaki icra takibine vaki itirazın ise iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Mahkemece, davalı alıcının sözleşmede öngörülen ürünlerin istenilen vasıf ve nitelikte olmaması nedeniyle henüz ürünlerin tamamı teslim edilmeden, numune üzerinden yapılan inceleme sonucunda kalan ürünleri almamakta haklı olduğu, ürünlerin tamamı teslim edilmeden ayıp ihbar süresinin başladığının kabul edilemeyeceği, davacı-satıcının ürünlerin tamamının hazır olduğu ve cotton torbaların teslim edilmesi halinde ürünleri teslim etmeye hazır olduğu yönündeki ihbarnamesinin davalı nezdinde sonuç doğurmasının doğru olmadığı, davalı tarafın davacı tarafın bu ihtarnamesine cevabi ihtarname olarak göndermiş olduğu İzmir 27. Noterliği’nin 18/05/2010 tarih ve 11727 yevmiye nolu ihtarnamesiyle de ürün bedellerini ödemiş olduklarını beyan ederek, numunelerdeki kalıntı-pestisit miktarının mevzuata aykırı ve insan sağlığına zararlı olması nedeniyle alınmayacağı ve yapmış olduğu ödeme nedeniyle önceki cari hesap da düşüldüğünde bakiye bedeli istemekte haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, mahkeme kararı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.