YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17093
KARAR NO : 2013/4729
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili ile davalı … arasında BPGaz Standart Tüplü Bayilik Anlaşmasının akdedildiğini, diğer davalı …’ın da bu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladığını, bayilik anlaşmasına ek olarak 01.06.2008 tarihli bir taahhütname imzalandığını, ancak davalının taahhüt ettiği miktarın çok altında tüplü LPG ikmal ettiğini ve müvekkili şirketten ikmal etmiş olduğu ürünlerin bedelini vadelerinde ödemeyerek temerrüde düştüğünü, 02.09.2009 tarihli ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000.-USD cezai şart alacaklarının yabancı paraya uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden tahsiline, yine şimdilik 5.000 TL mahrum kalınan kar miktarının ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 29.12.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle cezai şart talebini 150.000 USD’ye, kar mahrumiyeti talebini ise 10.434,33 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı …; sözleşmeye göre takas ve değişim desteği verilmediğini, destek priminin ödenmediğini, kendisini mağdur ettiklerini, para ödemeden tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiklerini, 2010 yılında kendisine 14.189,00.-TL borcunun olduğunun söylendiğini, maddi durumu olmadığı için ödeyemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, davalı … ise, dava dilekçesi ekli meşruhatlı duruşma gün ve saatini bildiren davetiye kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davalı tarafından 115.937 ton eksik alım yapıldığı, taahhütnamenin 2. maddesine göre davacının talep edebileceği kar mahrumiyeti tutarının 10.434,33 TL olduğu, yapılan mali incelemede davacının cezai şart alacağının 150.000 USD karşılığı 231.420 TL olarak hesaplandığı, TTK’nun 24. maddesi her ne kadar tacirler arasında cezai şartın tenkisine imkan vermemekte ise de, BK’nun 44 ve 20/2 maddesi gereğince tacirler arasında ekonomik varlığını tehlikeye düşürecek kadar ahlaka ve kişilik haklarına aykırılığı saptanmış cezai şart miktarlarının tenkisinin kabul edilebileceği, buna göre davalıların sosyal ekonomik durumları dikkate alındığında sözkonusu yasa maddesi gereğince cezai şart miktarının davalıların ekonomik varlıklarını tehlikeye sokacak ve tehdit oluşturacak kadar ağır olduğu görülerek davalılar lehine cezai şartta tenkise gidildiği ve ıslah dilekçesinin dikkate alındığı gerekçesiyle; davanın cezai şart bedeli yönünden ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulü ile 100.000 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren ve kademeli olarak 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesinde ön görülen ve devlet bankalarınca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme veya tahsil anındaki TL karşılığının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının kar mahrumiyetine ilişkin davasının ıslah edilmiş haliyle kabülü ile 10.434,33 TL kar mahrumiyeti bedelinin dava tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.