YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1710
KARAR NO : 2012/10366
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı şirketin müvekkili … aleyhine faturaya dayalı icra takibine giriştiğini işlemiş faiz hesabını fatura tarihi üzerinde yaptığını, oysa, ihtarnamenin tebliğ tarihinden sonra ödeme süresinin ilavesi ile temerrüt tarihinden itibaren faizin hesap edilmesi gerektiğini, ayrıca takipten sonra yapılan kısmi ödemelerin icra dosyasına yansıtılmadığını, diğer müvekkilinin ise haciz aşamasında 7.956,00 TL için kefil olduğunu bu miktar ile sorumlu tutulması gerekirken asıl alacağın 9.386,33 TL olarak hesaplandığını belirterek icra takip dosyası üzerinden yeniden borç hesabı yapılmasına ve yapılan ödemeler toplamı 3.500,00 TL ile 2.581,28 TL işlemiş faiz üzerinden müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, haksız davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin çalışanına yapılan ödemenin davalıyı bağlamayacağı temerrüt tarihinden itibaren faizin hesaplanması gerektiği ihtarnamenin tebliği tarihinden 10 gün sonra olan 16.05.2005 tarihinden itibaren davacının 1.246,62 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacılardan … tarafından icra takibinden sonra, takibe konu borca yönelik yapılan ödemeye ilişkin dosya arasına sunulan davalı şirket antetli tahsilat makbuzlarının davalı şirket çalışanı tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında tanık sıfatıyla dinlenen davalı şirket çalışanı tahsilat makbuzlarını düzenlediğini kabul etmesine rağmen ödemenin icra dosyasına yönelik yapıldığına dair tahsilat makbuzundaki şerhi kabul etmemesi üzerine anılan davacı tarafından yapılan şikayet üzerine yalan tanıklıktan ceza yargılaması sonucunda tahsilat makbuzlarındaki şerhin davalı çalışanının eli ürünü olduğu grafolojik inceleme sonucu tespit edildiği gibi davalı şirket çalışanının savunmasında da tahsilat makbuzundaki şerhin kendisine ait olduğu kabul edilmiştir. Tahsilat yapanın ceza yargılamasındaki bu beyanı üzerinde durulmaması doğru olmadığı gibi diğer davacının da icra kefil olarak borçlandığı miktarı tespiti hususundaki talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.