Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17253 E. 2013/3595 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17253
KARAR NO : 2013/3595
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı asil, davalının daha önce kendisini borçlu göstererek 7.600 TL bedelli senet düzenlediğini, icra takibine koyduğunu, ancak İcra Hukuk Mahkemesi’ne açtığı davada imzanın kendisine ait olmadığının tespit edilerek davanın kabulune karar verildiğini, bu sefer davalının tekrar kendisine ait imzaları kopye ederek 24.500 TL bedelli senet düzenleyerek icra takibi yaptığını, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, davalı ile alışverişinin olmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu 24.500 TL bedelli senet ile ilgili olarak davacının İcra Hukuk Mahkemesi’nde dava açtığını, Adli Tıp raporuyla imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilerek davanın reddine karar verildiğini, davacının borçlu olmadığına yönelik iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine ve en az % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının icra takibine konulan 24.500,00 TL bedelli senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek Sakarya 2. Icra Hukuk Mahkemesi’nde açtığı itiraz davasında Adli Tıp Kurumu’nca imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, daha sonra davacının aynı senede ilişkin olarak borçlu olmadığının tespiti için iş bu davayı açtığı, ancak İcra Hukuk Mahkemesi’nde alınan bilirkişi raporuyla imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacının aşamalarda senede karşı senetle ispat zorunluluğuna uymadığı, yazılı belge sunmadığı, davayı ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava bonoya dayalı menfi tespit davası olup davacı, dava konusu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ve bu senetten dolayı borçlu bulunmadığını belirterek dava açmıştır. Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Uzmanınca düzenlenmiş olan rapor icra mahkemesince alınmış olup, icra mahkemesi kararları takip hukukuna ilişkin olup, davacı maddi hukuk açısından senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla iş bu menfi tespit davasını açtığına göre mahkemece ayrıca imza incelemesi yaptırılıp ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.