Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17278 E. 2013/2139 K. 05.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17278
KARAR NO : 2013/2139
KARAR TARİHİ : 05.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 01.06.2006 21.06.2006 tarihleri arasında ton balık satarak teslim ettiğini, KDV dahil satış bedelinin 84.434,40 TL olup, faturaların davalı defterinde işlendiğini, hatta ihracata dayalı olarak vergi iadesi aldığını, ancak borcunu ödemeyince takibe başladığını ileri sürerek davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında klasik bir alım – satım ilişkisi olmadığını, davacının müvekkiline mal satmadığını, müvekkilinin bu ilişkide konusu, davacı ile birlikte beş adet balıkçılık yapan firmanın Güney Kore Şubesi olan Dae Hyun Agrıculture Fishenier Co Ltd. arasında ton balığı avcılığı anlaşması sonunda, o şirket için satılacak ton balıklarının Güney Kore’ye ihracatı için aracılık yapmak olduğunu, sözleşme tarafı Güney Kore Şirketleri’nin tüm ödemeleri doğrudan davacıya yaptığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davacının icra dosyası üzerinden yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 82.870,80 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK 67/1. maddesi uyarınca “takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir” Bu süre hak düşürücü süredir.
Somut olayda, Sinop İcra Müdürlüğü’nün2006/948 sayılı icra takip dosyasında, davalı tarafın süresinde bulunduğu yetkiye, borca ve takibe itirazın ve bu konuda İcra Müdürlüğü’nce 05.10.2006 tarihinde yaptığı işlemin, ayrıca borçlu vekilinin yasal süresi içinde yetkiye, BORCUN TAMAMINA ve takibe itiraz ettiğini bildiren yazısının 10.10.2006 tarihinde alacaklıya tebliğ edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından, bu husus dava şartı olduğundan ve resen gözetilmesi gerektiği halde, işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davalının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.