YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1730
KARAR NO : 2012/8415
KARAR TARİHİ : 17.05.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin bu borcu ödediğini, müvekkilince açılan istirdat davasının koşulları bakımından aleyhe sonuçlandığını kararda müvekkilinin borçlu olup olmadığına değinilmediğini, oysa o davanın yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edildiğini,müvekkilinin gerçekte borçlu olmadığını, zira takibe dayanak yapılan hatla ilgili abonelik sözleşmesinin davalı ile dava dışı … Gıda Ltd. Şti arasında düzenlendiğini, müvekkilinin bu şirketin ortağı iken 24.08.2004 tarihinde paylarını dava dışı bir kişiye devrettiğini, müvekkilinin borçlu olmadığını tutarın tahsili için takip yapıldığını, müvekkilinden borçlu olmadığı tutarın tahsil edildiğini belirterek ödenen 5.760 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dosya borcunu, takip kesinleşmeden ve icra tehdidi altında kalmaksızın ödediğini, davacının esasen takibe konu faturaların tarihlerinde şirket yetkilisi olduğunu davacının borcu kendi rızası ile ödedikten sonra alacak davası açmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının takibe konu borcu ödedikten sonra İzmir 12.Sulh Hukuk Mahkemesinde istirdat davası açtığı, yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği dava konusu istek hakkında kesin hüküm bulunduğu gerekçeleriyle HMK 114/i ve 115/2 maddeleri gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle HMK’nun 303 maddesi gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.