YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17312
KARAR NO : 2013/4812
KARAR TARİHİ : 19.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 20.01.2008 tarihli güvenlik hizmeti sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin davalı şirketin sahibi olduğu fabrikanın güvenliğini sağladığını, sözleşmede ödenecek hizmet bedelinin ve ödemenin gecikmesi halinde %5 oranında aylık faiz ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin edimlerini yerine getirmediğini, davalının fatura düzenlenmesi halinde ödeme yapacağını bildirmesi üzerine fatura düzenlenip tebliğ edildiği halde yine ödemenin yapılmadığını, bu nedenlerle sözleşmenin müvekkili tarafından 17.08.2009 tarihinde gönderilen ihtarnameyle feshedildiğini, müvekkili tarafından Haziran ayı hizmet bedelinden kalan 1.569-TL, Temmuz ayı hizmet bedeli olan 3.500-TL ile Ocak-Mayıs ayları arasındaki 19.295-TL fiyat fark faturalarına dayalı olarak davalı aleyhine Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/19609 sayılı takip dosyasından icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %40′ dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı firmanın müvekkiline ait fabrikanın güvenliğini sağlamayı üstlendiğini, sözleşme gereğince güvenliği sağlayacak elemanların tüm özlük işlerinin davacı firmaya ait olacağını, ancak davacının sözleşmeden doğan vazifelerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının davaya konu edilen faturaların müvekkiline teslim edildiğini ispatlaması gerektiğini, faturaların içeriğinin de gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının kendi çalışanlarına özlük haklarını ödememesinin davalının davacıya ödeme yapmaması için bir gerekçe oluşturmayacağı, davalının iade faturası düzenlemesinin de yerinde olmadığı, davalının sözleşmeyi 20.08.2009 tarihli ihtarnameyle feshettiği, davalının bu tarihe kadar olan ödemelerini yapması gerektiği, BK’nın 113. maddesi gereğince asıl alacağını faize yönelik olarak ihtirazi kayıt ileri sürmeden kabul eden alacaklının artık faiz talep hakkının olmadığı, bu kapsamda davacının sözleşmesel faiz talebinin isabetli olmadığı, davacının davalıdan 5.069-TL hizmet karşılığı alacağının bulunduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile, davalının Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/19609 sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, takibin 5.069-TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmakla takdiren alacağın %40′ ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacının fazla yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.