Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17491 E. 2013/4817 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17491
KARAR NO : 2013/4817
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka bünyesinde devren birleştirilen Esbank T.A.Ş. ile davadışı Alcom Metal Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinde davalının da müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, kullandırılan döviz kredilerine ait ihracat taahhüdü yerine getirilmediğinden dolayı uygulanan müeyyide tutarının müvekkili banka tarafından Vergi Dairesi’ ne ödendiğini, sözkonusu borcun ödenmemesi nedeni ile hesap kat ihtarı gönderildiğini, daha sonra tekrar ihtarname ile borcun ödenmesi istenilmesine rağmen ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/18147 sayılı takip dosyasından takip yaptıklarını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin davalı bakımından davalının kefalet limiti ölçüsünde 14.304,62-TL üzerinden devamına ve davalı aleyhine en az %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacağın BK 125. madde uyarınca 10 yıllık zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin her ne kadar kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak gözükmekte ise de sözleşmede bulunan imzaların müvekkiline ait bulunmadığını, kredi sözleşmelerinin imzalandığı tarihten önce müvekkilinin şirkette bulunan hisselerini ayrıldığı eşi …’ ye devretmiş olduğunu beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine en az %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafça imza itirazında bulunulduğu, alınan 04.05.2012 tarihli bilirkişi raporuyla davalıya atfen atılan imzaların davalının eli ürünü olmadığının belirlendiği, bu nedenle davalının borçtan sorumlu tutulamayacağı belirtilerek davanın reddine, davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ nun 138/1 maddesi gereğince davacı tarafın tazminattan muaf olması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalıya ait emsal üç adet belge bilirkişiye tevdi edilmek suretiyle davaya konu kredi sözleşmesindeki imzalar üzerinde mukayese incelemesi yapılmış ise de, bu belgelerin tümünün davaya konu sözleşmeden sonraki tarihlerde düzenlenmiş olduğu anlaşıldığından, emsal belgelerin sözleşme tarihi ve öncesini içeren belgelerden olması gerektiği hususları gözetilmeden eksik incelemeyle karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece, sözleşme tarihi ve öncesine ait belgeler temin edildikten sonra yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekte olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.