YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1762
KARAR NO : 2012/8793
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin bono ve takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davaya konu takip dosyasındaki bonodaki mevcut kefil imzasının davacının eli ürünü olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının temyiz dilekçesi ekinde ibraz etmiş olduğu bilirkişi raporunun incelenmesinde, dava konusu bono ile ilgili olarak Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/124 esas sayılı dosyasında da grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi tarafından rapor verildiği ve anılan raporda imzanın davacı …’a ait olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece bahse konu dava dosyası getirtilerek bu davaya konu bononun Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada dava konusu edilip edilmediği üzerinde de durularak ve bilirkişi raporuna davacı tarafından yapılan itirazlar da gözetilerek konusunda uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan ayrıntılı incelemeyi içerir ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.