YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17653
KARAR NO : 2013/4089
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya satılıp teslim edilen mallar karşılığı düzenlenen faturalardan kaynaklı bakiye cari hesap alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil, davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, fatura bedellerini ödediğini, borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, davacı taraf, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davalının hukuki ilişkiyi kabul ettiği ancak borcunu ödediğini iddia ettiği, ispat yükü üzerine geçen davalının ödemeye ilişkin yazılı delil sunamadığı, davalı tarafından davacıya yemin teklifinde bulunulmuş ise de davacı vekilince yemin teklifinin kabul edilmediği, dolayısıyla yemin konusu ödeme olgusunun kabul edildiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, 26.10.2011 tarihli oturumda; davacıya olan borcunu ödediğini ancak ödemeye ilişkin makbuzları bulamadığını belirterek yemin teklif etmek istediğini açıklamıştır. Aynı oturumda davacı vekili, alınan bilirkişi raporları ile alacak ispatlandığından yemin deliline müracaat edilemeyeceğini bu nedenle yemin teklifini kabul etmediklerini bildirmiş, 02.11.2011 tarihli oturumda da, alacağı müvekkilinin kapanış kayıtları bulunan ticari defterleri ile ispatladıklarını, yemin deliline gerek olmadığını ancak mahkemenin aksi kanaatte olması halinde yemin edileceğini belirtmiştir.
Davacı vekilinin bu beyanları teknik anlamda yeminden kaçınma olarak yorumlanamaz. Zira davacı vekili, alacağın somut delillerle ispatlandığını, bu nedenle yemin teklif edilemeyeceğini açıklamış, mahkemenin aksi düşüncede olması halinde ise yemin edilebileceğini son celsede beyan etmiştir.
Bu durumda mahkeme, vereceği bir ara kararı ile davalının ödeme savunması konusunda yemin teklifinde bulunabileceğini karara bağlayarak ondan sonra kendisine yemin teklif edilen tarafı yemin etmek üzere usulüne göre duruşmaya çağırması gerekir. Bunun üzerine taraf yemin etmezse veya meşruhatlı davetiyeye rağmen yemin için çağrıldığı duruşmaya gelmezse o zaman yeminden kaçınmış sayılır. Böyle bir ara kararı verilmeden davacı tarafın usulen yemin teklif edilemeyeceği yolundaki beyanlarının yeminden kaçınma olarak nitelendirilmesi bunun sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.