YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17681
KARAR NO : 2013/3269
KARAR TARİHİ : 20.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca 4 adet bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe konu bonolardaki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek bonolara dayalı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aynı iddalara dayalı olarak icra mahkemesinde açtığı davanın kabul görmediğini, Mersin 4.İcra Müdürlüğünün 2009/353 Talimat sayılı dosyasında yapılan 12.6.2009 tarihli haciz işleminde, davacının borçlu olarak borcu ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan grafoloji raporu doğrultusunda, dava konusu bonolardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, davacının haciz sırasında borcu ödeme konusunda taahhütte bulunduğu anlaşılsa da, bu ödeme taahhüdünün haciz sırasında haciz baskısıyla verildiği, öte yandan bu hacizden önce iş bu davanın açıldığı, dolayısıyla ayrıca bonolardaki imzaların kendisine ait olmadığı yönünde bir ihtirazi kayıt ileri sürmesinin de gerekmediği, başka bir ifade ile davanın daha önce açıldığı salt haciz sırasında ödeme taahhüdünde bulunmuş olmasının anılan bonolardan borçlu olduğunu kabul etmek için yeterli bulunmadığı, haciz baskısı altında bu şekilde taahhütte bulunulduğunun açık olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne icra takibine konu 4 adet bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı alacaklı tarafından 09.02.2006 tarihinde davacı aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ödeme emri ve takip dayanağı senet 21.03.2006 tarihinde davacı borçluya tebliğ edilmiş, Mersin 4. İcra Müdürlüğünün 2009/353 sayılı talimat dosyasında yapılan 12.06.2009 tarihli haciz tutunağında davacı borçlu borcunu kabul ettiğini belirterek borcu taksitle ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Her ne kadar dava konusu senetteki imzanın davacı borçluya ait olmadığı saptanmış ise de kabul beyanının yer aldığı tutanağın ihtiyati haciz tutanağı olmadığından ve borçluya ödeme emri tebliğ edildiğinden haciz işleminin yapılacağının önceden bilinmesi nedeniyle söz konusu beyanın manevi cebir altında verildiği kabul edilemez. Bir başka anlatımla borcu kabul eden davacının daha sonra kabul ettiği borçla ilgili bonodaki imzayı inkar ederek menfi tespit davası açması, çelişkili davranışta bulunma yasağına aykırı olduğundan dinlenmez. Bu durumda mahkemece davacının haciz tutanağındaki borcu kabul beyanı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.