YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17684
KARAR NO : 2013/3270
KARAR TARİHİ : 20.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkili … (…)’un diğer müvekkili şirketin borçlarının teminatını teşkil etmek üzere taşınmazı üzerinde davalı lehine 250.000 TL limitli ipotek tesis ettirdiğini, davalı tarafından müvekkili … (…) aleyhine müvekkili şirketin 279.068,49 TL borcu olduğu gerekçesiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiğini, davalı yanca müvekkillerine herhangi bir yazılı bildirim, veya ihtar yapılmaksızın icra takibine geçildiği gibi takipte müvekkili şirketin takip borçlusu olarak gösterilmediğini, ipotek tesis sözleşmesinde cari borcun ödenmesi noktasında konulan süre şartına uyulmadan takip yapıldığını, işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığını, müvekkili şirketin cari hesaptan dolayı cüzi borcu kalmışken davalı yanca tek taraflı olarak borçlandırıldığını, faturaların gerçeği yansıtmadığını, öte yandan davalının cari hesap borcuna karşılık verilen çekleri tahsilde tekerrür olmamak kaydı ibaresi olmadan icra takibine konu ederek mükerrer tahsilatı amaçladığını ileri sürerek müvekkillerinin davalıya 191.130,82 TL borcu olmadığının tespitine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılardan … Kırtasiye Gıda Sanayi Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında bulunan faturaya dayalı cari hesap ilişkisine taraf olmayan davacı … (…) nun aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, öte yandan ipotekli takibin itiraz üzerine durduğundan davacıların iş bu davayı açmakta hukuki menfaatlerinin olmadığını, ipotek sözleşmesine süre şartı konmuş ise de sehven süresinden önce takip yapıldığını ve işlemiş faiz istendiğini, müvekkilinin cari hesaptan dolayı davacı şirketten alacaklı olup karşılıksız çıkan bir kısım çeklerin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibe konu edildiğini, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin davacı şirketten işlemiş faiz ferileri ile birlikte ipotek bedeli miktarının üstünde alacaklı olduğunu belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının cari hesaptan kaynaklı olarak davacı şirketten 188.774,25 TL alacaklı olduğu, bu alacağın dayanağı faturalardan yalnızca 17.368,40 TL toplam bedelli faturaların davacı şirketin usulüne uygun tutulmayan ticari defter ve kayıtlarında rastlanılmadığı, davacı şirketin cari hesabında davalı şirkete 100.000 TL ödeme kaydı yer almışsa da bu ödemenin belgelendirilemediği, bu yönde davalı şirkete teklif olunan yeminin usulüne uygun olarak davalı şirket temsilcisi tarafından eda edildiği, dolayısıyla ipotekli icra takibinden 17.368,78 TL borçlu olmadığı kanaatine varıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 17.368,78 TL. borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle hüküm fıkrasında davacılar denmesi gerekirken davacı denmesi maddi hataya dayalı olup mahkemece düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 20.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.