YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17741
KARAR NO : 2013/4909
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı … Lpg Gaz Ltd Şti arasında akdedilen bayiilik sözleşmesinde davalı …’ün müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığını, diğer davalı …’ün ise taşınmazı üzerinde davalı şirketin borçlarının teminatı olarak müvekkili lehine ipotek tesis ettirdiğini, müvekkili şirketin mevcut sözleşmeden kaynaklanan 142.457.-TL tutarında alacağının bulunduğunu, borcun ödenmesi için keşide edilen ihtarnamenin semeresiz kaldığını, bunun üzerine Üsküdar 4.İcra Müdürlüğünün 2006/3904 E. sayılı dosyasından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin itiraz sonucu durduğunu, sözleşmenin 25. maddesi hükmü gereği müvekkilinin defterlerinin kesin delil niteliğine haiz olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.500.-TL alacağın temerrüd tarihinden itibaren işleyecek ipotek akdi resmi senedine göre kararlaştırılan aylık % 15 gecikme faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 15.02.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile müddabihi 14.957,03 TL artırarak 22.457,03 TL nin tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, davacının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğinden sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili şirketin borcu olmadığı halde davacı yanca müvekkili şirketten teminat olarak alınan boş çekin sonradan doldurularak icra takibine konu edildiğini, öte yandan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiğini, takibin itiraz üzerine durduğunu, sözleşmede taraf olmayan müvekkili …’e husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan bayiilik sözleşmesinde davalı …’ün kefil olduğu, diğer davalı …’ün ipotekle davalı şirketin borçların güvence altına aldığından davada husumet ehliyetinin bulunduğu, sözleşmede davacının ticari defterlerinin münhasır delil olarak kabul edildiği, buna göre davacı şirketin ticari defter kayıtlarında davalı şirketin 22.457,03 TL borçlu göründüğü, davalıların borçtan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne 22.457,03 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu miktar üzerinden davalı … LPG Gaz Ltd.Şti.’nin 11.06.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, davalı … yönünden 05.02.2006 tarihinden itibaren ipotek sözleşmesi gereği aylık % 15 oranında temerrüt faizi uygulanmasına (limit ipotek sınırını aşmamak koşuluyla ), davalı … hakkında daha önceden ihtar ve takip yapılmadığından kabul edilen miktarın 7.500,00 TL’sine dava tarihinden 14.457,03 TL’sine ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı …’ün 05.03.2003 tarihli ipotek akit senedinin 1. sayfasında borçlu şirket lehine kefalet sorumululuğu altına girdiğinin anlaşılmış olmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalılar vekili, mevcut borca karşılık çekler ile ödeme yapıldığını, karşılıksız çıkan çeklerin haricen ödenerek bankaya iade edildiğini beyan etmiştir. Mahkemece yapılan araştırmada karşılıksız çeklerden 09.02.2004 tarihli 6.025,23 TL bedelli çek yönünden düzeltme hakkı kullanılarak çek aslının bankaya iade edildiği belirlenmiştir. Bu durumda her ne kadar taraflar arasında davacının defter ve kayıtlarının delil olması yönünde sözleşme imzalanmış ise de kayıtların gerçek belgelerle desteklenmiş olması halinde bu hükme itibar edilebilir. Somut olayda, ödeme kısmi olarak kanıtlanmış olduğuna göre artık bu delil sözleşmesi uyarınca hüküm kurulamaz. Mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.