YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17806
KARAR NO : 2013/2386
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 11/04/2011 tarih 2010/9291 E. 2011/4767 K. sayılı kararı ile “Davalı, davacının daha önce de tek imzalı çekler verdiğini ve ödediğini, bu nedenle kötüniyetli olduğunu savunmuştur. Bu durumda mahkemece davacı yanca daha önce de düzenlenen çeklerin tek imzalı olup olmadığı ve tek imza ile verilen çeklerin ödenip ödenmediği hususları üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalı tarafa verilen çeklerin tek imzalı olduğu, şirket adına kambiyo senetlerinin tanzimin yetkisinin iki kişiye ait olduğu ve müştereken imzalanması gerektiği, ancak davacı tarafından davalıya daha önce tek imzalı çeklerin verildiği ve ödendiği, bu nedenle dava konusu çekin tek imzalı olduğu iddiasını hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu gerekçeleri ile ispatlanamayan davanın reddine ve teminat mukabilinde senedin icraya konmaması hususunda tedbir konulduğundan ve davalı alacaklının alacağına ulaşması davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak engellendiğinden İİK nun 72/4. maddesi uyarınca alacağın %20 oranında hesaplanacak kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde olmayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı dava dilekçesinde borçlu bulunmadığının tespitini isterken iki nedene dayanmıştır. Çek tanzim yetkisinin iki kişiye ait olduğuna ilişkin iddiası yerinde görülmemiş ise de davacının çekin avans olarak verildiğine, mal alım faturalarının bulunmadığına ilişkin iddiası yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece davacının dava dilekçesinde “B” başlığı altında belirttiği iddiası yönünden toplanan deliller değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.