YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18024
KARAR NO : 2013/15808
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davacı şirketin takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığı, şirket ortaklarından dava dışı … ile davalı …’ın birlikte hareket ettiği, bonoda kullanılan kaşenin sahte olduğu ve, alacağın hiçbir belgeye dayanmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak davalı ile dava dışı … hakkında sahte senet düzenleme iddiasına ilişkin takipsizlik kararının kesinleştiği, davacının iddialarını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde boma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira Dairemiz bozma ilamında özetle “… şirket yetkilisinin şirket kaşesi üzerine atacağı imza ile şirketin ilzam edileceği, bonolarda kullanılan kaşe ile şirketin daha önce kullandığı kaşelerin farklı olduğu, bonolardaki kaşenin şirket kaşesi olmadığı yönündeki savunma üzerinde durulup, savcılığa yapılan suç duyurusu hakkındaki hazırlık soruşturmasının akıbetinin araştırılması…” hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece de bozmadan sonra … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın takipsizlik kararının kesinleştiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, takipsizlik kararına itiraz üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılan itirazın reddi kararı … Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet nedeniyle Adalet Bakanlığı ceza işleri Genel Müdürlüğü’nden kanun yararına bozma talep edilerek, anılan genel müdürlükçe red kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesi ile Yüksek Yargıtay 11. Ceza Dairesince yapılan inceleme neticesinde “… senetteki kaşelerin sahteliğinin araştırılmadığı, şirketin aktif ve pasifleri konusunda bilirkişi incelemesi yapılmadığı sahtecilik iddiası ile ilgili tanıkların dinlenmediği, şüphelilerin savunmalarının alınmadığı..” hususlarına değinilerek takipsizlik kararının reddine ilişkin itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz bulunup, … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı bozulmuştur.
BK’nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesince saptanan maddi vakıalar hukuk hakimini de bağlar.
Bu durumda mahkemece ceza yargılamasının sonucu beklenerek, tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 990 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.