YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18148
KARAR NO : 2013/4924
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 18.838,61 TL’lık inşaat malzemesi satın aldığını, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsamını net olarak bilmeyen müvekkilinin davalıya toplam 37.812 TL bedelli 3 adet bono verdiğini, 22.02.2006 tarihli “ödenirlik ve faiz sözleşmesi” altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davalıya bonolardan dolayı 18.973,39 TL borçlu olunmadığının, sözleşmedeki %12 faiz oranının geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin sahte olmadığını, davacının sözleşme ile bağlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunun belirlendiği, davacının sevk irsaliyelerini imzalayan dava dışı …’ın oğlu olduğunu, ancak oğluna böyle bir yetki vermediğini belirttiği, belgelerin davacı adına düzenlendiği, buna göre davacının aldığı toplam mal bedelinin 41.759,55 TL olduğu, sözleşmede belirlenen oranın vade farkına ilişkin bulunduğu, davalının icra takibinde ise yalnızca avans faizi talep ettiği için bu talebi ile bağlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe kadar işlemiş faiz miktarının 5.846,83 TL’lik bölümü yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin bu miktar ve takip sonrası avans faizi dışındaki faiz talebi yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyizine gelince; Taraflar arasında düzenlenen 22.02.2006 tarihli “ödenirlik ve faiz sözleşmesi” nin 3. maddesinde “İş bu sözleşme nedeniyle, emre yazılı senetlerin herhangi bir tanesinin vade tarihinde alacaklıya ödenmemesi halinde vade tarihinde vade tarihinden itibaren aylık % 12 oranında vade farkı ödemeyi borçlu kabul ve taahhüt eder.” hükmü kabul edilmiştir. Bu hüküm uyarınca davalı alacaklı, vadesinde ödenmeyen alacaklar yönünden aylık % 12 oranında akdi gecikme faizi isteyebilir. Mahkemece, bu hüküm dikkate alınmadan davalının yalnızca icra takibinde avans faizi isteyebileceğine karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.