Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/18365 E. 2013/3458 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18365
KARAR NO : 2013/3458
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davalı tarafça takibe konulan senet bedelinin ödendiği iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacının ibraz ettiği makbuzlar ve tahsile ilişkin alacaklının imzasını taşır bir kısım belgeler ibraz etmiş ise de, bu belgelerde ödemenin dava konusu bonoya istinaden yapıldığının belli olmadığı gibi davalı tarafça da karşı çıkıldığından, ödemelerin dava konusu bonoya ilişkin olduğunun sübut bulmadığı, davacının ödemeye ilişkin başkaca yazılı belge sunmadığı, teklif edilen yeminin davalı tarafça eda edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı, isticvabında “Bana gösterilen belgeler takipteki alacağa ilişkin ödemeler değildir. Belgeler içerisinde benim imzamı taşıyan 04.08.2003 tarihinde 3500 TL alındığına dair belge ile 18.08.2003 tarihinde 2.000 TL aldığına dari imzalar bana aittir, ancak belirtilen ödemeler davacının başka bir borcuna ilişkindir. Davacı zaman zaman elden benden para alırdı, davacının benim adıma … 200 TL verdiği doğrudur. Ancak, ben bu parayı kendisine iade etmiştim, aralarında tutanak tuttuklarından haberim yoktu, 14.08.2002 tarihinde kendisinden 1000 TL almıştım, belge altındaki imza bana aittir, ancak bu ödemede davacının başkaca borcuna ilişkindir. Davaya konu olan alacaklarla ilgisi bulunmamaktadır. Davacı sürekli benden borç para alırdı , bu banka dekontları da aldığı başka borçlara ilişkindir. Dava konusu alacağa ilişkin değildir.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu durumda mahkemece, davalının isticvabında belirttiği ödemelerin, başka bir alacağa ilişkin olduğunun ispat yükünün davalıda olduğu gözetilerek, davalının bu yöndeki delilleri sorulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.