YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1902
KARAR NO : 2012/9000
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle oluşan 4.978,23-TL fatura alacağının tahsili amacıyla … İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyasında takip yapıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; Gümrük Kanunu’nun 101. maddesi gereğince eşyanın antrepoda süresiz olarak kalmasının söz konusu olmadığı, bu nedenle eşyanın tasfiye tüzüğünün 3/a-2. maddesi gereğince antrepoya konulduğu tarihten itibaren 20 gün sonra tasfiyelik duruma geldiğinin anlaşıldığı, zira bu süre zarfında eşya geçici depolama statüsünde olduğu için antrepoda en fazla Gümrük Kanunun’un 50. maddesi gereğince 20 gün kalabileceği, bu süre içinde serbest dolaşıma sokulmadığı veya antrepo beyannamesi verilmediği takdirde tasfiyelik hale geleceği, antrepo işletmesinin 20 günden sonra eşyanın tasfiye listesini hazırlayarak ilgili gümrük idaresine ve tasfiye idaresine göndermesi ve eşyanın tasfiye idaresince satılmasını sağlaması gerekirken, bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu haliyle eşyanın antrepo rejimine tabi olmadığı, bu aşamadan sonra davacı firmanın tasfiyelik duruma gelmiş olan eşyanın tasfiye idaresince satılarak elde olunacak bedelin % 15’ini tasfiye idaresinden antrepo ücreti olarak talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna davacı tarafından gerekçeleri de gösterilmek suretiyle itiraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece davacının itirazlarını da karşılayacak şekilde konusunda uzman kişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.