Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1907 E. 2012/13488 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1907
KARAR NO : 2012/13488
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin … Belediyesi … Suyu İşletmesinin … Bölge Başbayisi olduğunu, davalı ile 15.10.2007 tarihinde bayilik sözleşmesi yapılarak, davalının … semtinin yetkili satış bayisi yapıldığını, davalının sözleşmenin 4.maddesine göre suyu başbayi olan davacıdan alması zorunlu olup, 7.maddeye göre başka su satamayacağını, davalının sözleşmeye riayet etmediğinden, müvekkilinin 21.07.2010 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, davalının başka marka suların satışını müvekkilinin logolu araçları ile yaparak, haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, teminat senedi bedeli 250.00 TL ve 9.maddeye göre 10.000 TL cezai şartın fazlaya ait hak saklı tutularak toplam 350.00 TL alacağın dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketi, aleyhlerine dava açan davacı şirket ortağı ve yetkilisi …’dan 03.07.2007 tarihinde pay devri ile devraldıklarını, devirden önce de şirketin … ve … suyu satışını yaptığını, şirketi devraldıktan sonra da aynı faaliyeti devam ettirdiklerini, sözleşmenin 7.maddesi hükmüne aykırı davranılmadığını, 25.000 TL.lik teminat senedindeki imzanın sahte olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından 21.07.2010 tarihli ihtarla feshedilen sözleşmenin 8.maddesine göre davacının teminat senedinin paraya dönüştürülmesi ve cezai şart alacağının tahsilinin mümkün olmadığı gibi sözleşmenin 7.maddesine göre, davalının … marka suyu sözleşme tarihinden önce sattıklarına dair savunmasının aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında akdedildiği ihtilafsız olan … Belediyesi … marka suları … Bölge Başbayisi … Gıda Ltd.Şti. ile imzalanan Bayilik Sözleşmesinin 8.maddesinde aynen, “Semt Bayi, sözleşmede belirtilen bütün maddeleri kabul etmiş olur. Aksi takdirde Başbayi tarafından semt bayiliği hiçbir ihtara gerek olmaksızın tek taraflı fesih hakkına sahiptir ve semt bayi herhangi bir sebeple bayiliği tek taraflı bıraktığı zaman Başbayiye aşağıda imzalamış olduğu, teminat senedini ve sözleşmenin 9.maddesindeki belirtilen ceza bedelini ödemekle yükümlüdür…” denilmiş, 9.maddede ise “Taraflar yukarıdaki sözleşme akdine uymakla yükümlü olduğu, aksi taktirde sözleşme maddelerine uymayan tarafların 10.000 YTL karşı tarafa ceza ödemeye maruz kalacağını…”belirterek, cezai şart miktarını saptamıştır.
Davacı yanın sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı konusunda sözleşmenin anılan maddeleri bir bütün olarak değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
Hal böyle olunca, mahkemece davacı tarafın sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı üzerinde yeterince durulup karar yerinde tartışılarak anılan sözleşme hükümleri değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına oyçokluğu ile BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.09.2012 gününde oyçukluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Taraflar arasındaki sözleşmenin 8.maddesine göre davacının cezai şart talep edebilmesi için davalının herhangi bir sebeple bayiliği tek taraflı olarak bırakması gerekir. Somut olayda bu şartın gerçekleştiği ispatlanamamıştır. Ayrıca cezai şartla ilgili hükümde açıklık bulunmaması halinde hüküm sözleşmeyi düzenleyen aleyhine yorumlanır. Davacı davalının savunmasının aksini kanıtlayamadığından davanın reddine ilişkin kararın onanması gerektiği görüşündeyim. Sayın çoğunluğun bozma görüşüne açıkladığım nedenlerle iştirak edemiyorum.