YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/194
KARAR NO : 2012/10716
KARAR TARİHİ : 28.06.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vek.Av…. ile Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, 1994 yılından itibaren Akdeniz, Ege ve İç Anadolu bölgesinde … ürünlerinin toptan dağıtımını yapan müvekkilinin 2001 yılında davalı … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin distribitörü olduğunu, 2001 ve 2006 yılları arası dönemde bölge ve müşteri portföynü hakimiyetiyle 17.000 USD yıllık ciroya ulaşıldığını, bu cirolar gerçekleşirken davalıya hiç bir gecikme dahi olmaksızın ödemelerin yapıldığını, aylık kotaların tutturulduğunu, … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin diğer davalı şirkete devri sonucunda davalı … Satış ve Dağıtım Ltd. Şti. ile 01/07/2006 tarihli distribitörlük sözleşmesinin imzalanmak zorunda kalındığını ve davalı … Satış ve Dağıtım Ltd. Şti. tarafından 31/12/2006 tarihinde ihtaren distiribitörlük sözleşmesinin yenilenmeyeceğini bildirilerek tek taraflı olarak sözleşmenin fesih edildiğini, davalı … Satış ve Dağıtım Ltd. Şti.’nin 31/12/2006 tarihinden önce … Limited Şirketi ile distribitörlük anlaşması yapıp bu firmaya mal gönderdiğini, yani sözleşmeye aykırı biçimde henüz sözleşmenin feshedilmeden başka bir firmayla anlaştığını belirterek, müvekkilinin pazar payından davalıların elde ettiği ve gelecek yıllarda elde edeceği gelirlere mahsuben ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL’nin avans faiziyle, bilgi doğruluğu artırımı pirim alacağına mahsuben ve fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL pirimin hak edildiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle, iki fiyat farkı arasındaki zararların tazmini ve karşılanabilmesi için fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL’nin alacağın hak edildiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı … Satış ve Dağıtım Ltd. Şti. vekili, 1994 tarihinden 2001 yılına kadar davacının münhasırlık yetkisinin olmadığını, 2001 yılında sadece Akdeniz Bölgesi için 2005 yılın ise İç Anadolu ve Karadeniz Bölgelerinin belli illerininde davacının davalı … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin distribitörü olduğunu, her iki davalının 01/07/2006 tarihinde birleştiğini ve davacı ile müvekkili … Satış ve Dağıtım Ltd. Şti. arasında 31/12/2006 tarihine kadar geçerli olmak üzere 6 ay süreli distribitörlük sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin 31/12/2006 süresi bittikten sonra yenilenmediğini, yapılan feshin sözleşme hükmüne uygun olduğunu, davacının 31/12/2006 tarihine kadar münhasır dağıtıcı sıfatını koruduğunu, davacının müşteri portföyü ve kendi pazarlama çabalarına dayalı olarak 17.000 USD cirolu bir Pazar yarattığı iddiasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, geleceğe yönelik kar kaybı talebinin sözleşmenin 6.3.4 maddesine göre istenebilecek nitelikte olmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili, öncelikle husumet iddiasında bulunarak pasif husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, davacının iddiasının aksine 17.000 USD ciroya iş hacmine hiçbir zaman pazarın ulaşmadığını, …’un Türkiye hacminin toplamda artış gösterdiğini, karşılıklı olarak ve tam iki tarafa borç yükleyen nitelikteki distribitörlük sözleşmelerinin dahilinde kendisine bırakılan bölgede yapımcı malların satışını arttırmak için faaliyette bulunmanın zaten distribitör bir yükümlülüğü olduğunu, davacının …’da dağıtım deposu açılması yönünde bir talebinin olmadığını, kendilerinin fiyatlara ilişkin bir müdahalelerinde söz konusu olmadığının, distribitörlük sözleşmesinin beklenmedik bir şekilde, fesihinden söz edilemeyeceğini, tarafların ticari koşullarda anlaşılmaları üzerine fesih kararı aldıklarını, kâr kaybı talebinin sözleşmenin 6.3.4 maddesi uyarınca dinlenemeyeceğini, feshe dayalı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağını, bilgi doğruluğunu artırımı primi talebinin ise distribitörlük sözleşmesinin tarafı olmadıklarından kendilerinden talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkemece toplanan delillere göre; sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasıyla talep edilen alacak kalemlerinin ispat edilemediği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.