YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1956
KARAR NO : 2012/8561
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı banka ile dava dışı … Seramik San. ve Tic. A.Ş. arasında 20/07/1998 tarihinde akdolunan 8.000.000,00 Alman Markı bedelli genel kredi sözleşmesine müvekkilinin kefil olduğunu, davalı banka tarafından dava dışı şirkete henüz hiçbir kredi kullandırılmamış iken müvekkilinin … … Noterliği’nin 28/01/1998 tarihli ve 1540 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kefalet sözleşmesinden vazgeçtiğini, bu tarihten itibaren kullandırılacak kredilerden dolayı sorumluluk kabul etmeyeceğini davalı bankaya ihtar ettiğini ve bu ihtarnamenin davalıya 10/02/1999 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin kefaletten vazgeçmeye dair BK.’nın 494. maddesi anlamında gönderdiği ihtarnamesi ile taraflar arasında akdolunan kefalet sözleşmesinin hükümsüz kaldığını, ancak aradan çok uzun bir süre geçmesine rağmen müvekkilinin kefaleti sebebi ile davalı banka tarafından ihtarnameler gönderilerek müvekkili aleyhinde icra takipleri başlatıldığını belirterek davalarının kabulü ile, davacının davalı bankaya … İcra Müdürlüğünün 2002/845 esas, … İcra Müdürlüğünün 2002/4298 esas ve … İcra Müdürlüğünün 2002/8285 esas sayılı dosyaları ve takiplerin dayanağı kredi sözleşmelerine ilişkin olarak kefaleti sebebi ile borçlu olmadığının tespiti ile davalının %40’dan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 25.02.2008 havale tarihli cevap dilekçesinde; kredi sözleşmesinin davacı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, genel kredi sözleşmesinin imzalandığı ve kredinin dava dışı firmaya kullandırıldığı tarihin, kefilin keşide ettiği ihtarname tarihinden önce olduğunu, davacı ile müvekkili banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin “Kefalet ve Garanti” başlıklı 18. maddesinde kefilin kefaletten kurtulma imkanı veren haklardan feragat ettiği ve buna dayanarak bankadan herhangi bir istekte bulunamayacağının açıkça hükme bağlandığını, kredi alacağının ödeme planına bağlandığını, davacı-borçlunun mağduriyetine neden olacak herhangi bir işlem yapılmadığı gibi icra takiplerine ilişkin borçlu tarafından yapılan itirazlara karşı da itirazın iptali davası açılmadığını, müvekkili bankanın kötü niyetli olmadığını belirterek davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddi ile davacının %40’dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen 17/05/2011 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda; davaya konu kredi sözleşmesinin 20 Temmuz 1999 tarihinde davalı banka ve dava dışı …. Seramik Sanayi A.Ş. arasında akdedildiği ve sözleşmenin davacı ile birlikte dava dışı …. tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, …. tarihlerinde dava dışı şirkete kredi verildiği, kredi tarihinin davacının ihtar tarihinden önce olduğu, aşamalarda borcun ödenmemesi karşısında borçlu ve kefiller hakkında çeşitli takipler yapıldığı, en son 18/11/2003 tarihinde taraflar arasında Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi imzalandığı, kefalet alınan dava dışı ….’ın mali verilerinin olumlu olması nedeniyle bir kısım kefillerin kefaletlerinin kaldırıldığı, birlikte kefill…’nin davalı banka tarafından kefaleti kaldırılmak suretiyle borcundan kurtarıldığından kefil davacının kefalet sorumluluğunun BK. 488/3.cümle uyarınca sona erdiği, bu nedenle davalı bankanın davaya konu takip dosyalarında herhangi bir talep hakkına sahip bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının… İcra Müdürlüğünün 2002/845, … İcra Müdürlüğünün 2002/4298, … İcra Müdürlüğünün 2002/8285 sayılı dosyaları ile yapılan ilamsız takiplerden dolayı dava tarihi itibari ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyeti kanıtlanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.