YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1965
KARAR NO : 2012/13306
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 24/02/2006 tarihli protokoller gereğince 24.000,00 TL nakit borç karşılığında 400 m2 arsa devredilmesi ve bu şekilde karşılıklı ibralaşılması konusunda anlaşıldığını, sözkonusu protokol gereğinin müvekkili tarafından uzunca bir süre yerine getirilemediği için müvekkili tarafından davalıya bir adet teminat senedi verildiğini, bu süre içerisinde taraflar arasında 28/09/2010 ve 05/10/2009 tarihli ek protokoller imzalandığını, müvekkili tarafından protokoller gereği arsa devri gerçekleştirilmesine karşın teminat senedinin davalı tarafından iade edilmediğini, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde müvekkili tarafından teminat senedinden borçlu olmadığına ilişkin açtığı menfi tespit davasında senet tanzim ve vade tarihinde yanılgıya düştüğünü, davalının da kendisinde senet olmadığını beyan ettiğini, bu sebeple davanın reddedildiğini, ancak teminat senedine istinaden Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2169 E. sayılı dosyasında müvekkili aleyhine takip yapıldığını belirterek Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2011/2169 E. sayılı takibine konu edilen 28.10.2008 tanzim ve 10.10.2009 vade tarihli, 24.000,00 TL bedelli bono nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu bononun müvekkili tarafından davacıya borç olarak verilen nakit karşılığı davacı tarafından düzenlenerek müvekkiline verilen bir senet olduğunu ve teminat senedi olmadığını bildirerek davanın reddine ve müvekili lehine %40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre taraflar arasında düzenlenen protokolde takip dayanağı bononun teminat bonosu olarak verildiği konusunda bir düzenleme bulunmadığı, bononun verilme sebebinin “nakden” olduğu, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından usulüne uygun delillerle takibe dayanak bononun teminat senedi olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddi ile 9.600,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine , 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.