Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/2039 E. 2012/10615 K. 27.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2039
KARAR NO : 2012/10615
KARAR TARİHİ : 27.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin keşideci, davalının lehdar olarak yer aldığı 400.000 TL tutarlı bonoya dayalı şekilde müvekkili aleyhine takip başlatılmış ise de yanlar arasında bono düzenlenmesini gerektirecek bir ilişki bulunmadığı gibi keşideci imzasının da müvekkiline ait olmadığını belirterek, bonodan dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı iddialarının doğru olmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davacı yanca davalı hakkında suç duyurusunda bulunulan hazırlık soruşturması kapsamında aldırılan bilirkişi raporuna göre bonodaki imzanın davacıya ait olduğunun saptandığı ve taraflar arasında geçmişe dönük hukuksal ilişkinin varlığı da gözetilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/890 soruşturma nolu dosyası üzerinde yürütülen tahkikat sırasında aldırılan 26.06.2009 tarihli … Kriminal Polis Laboratuarı Ekpertiz raporunda davaya konu bono üzerindeki keşideci imzasının davacıya ait olduğu saptamış ise de, yargılama aşamasında genel mahkemece aynı bonoyla ilgili Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan alınan 28.05.2010 tarihli raporda basit tersimli bir imza olması nedeniyle aidiyetinin davacıya ait olup olmadığının tespit edilemediği bildirilmiştir. Bu durum karşısında raporlar arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi amacıyla konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmayarak yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.