YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2094
KARAR NO : 2012/13376
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı temlik alan vek. Av. … ile davalı vek. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının kefaleti ile dava dışı … Boya Uyg. İnş. Ltd. Şti. ile Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, borçlu firmanın kredinin geri ödemesinde temerrüde düştüğünü, borçlunun kredi hesabının kat edildiğini ve alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin müvekkili tarafından imzalandığı sırada kefalet limitinin boş olduğunu, müvekkilinin keşide edilen ihtarnamede 14.07.2009 tarihli Genel Nakdi Kredi Sözleşmesinden sorumluluğu gösterilmemişken anılan sözleşmede kefil sıfatıyla yer almadığı halde icra takibinde bu miktar yönünden de talepte bulunulduğunu, müvekkilinin kefil olduğu sözleşme sonrasında kullandırılan kredilerden sorumlu tutulamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kısmen kabulüne, Taksitli Ticari Kredi yönünden; 149.605,02 TL alacağın, kredili mevduat kredisi yönünden; 17.167,92 TL alacağın, asıl alacak miktarlarına %80 temerrüt faizi ve takip giderleriyle birlikte tahsiline imkan verecek tarzda davalı kefilin itirazın iptali ile, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan 17.02.2011 tarihli bilirkişi raporu yeterli araştırma ve incelemeyi içermeyip Yargıtay denetimine de olanak verecek açıklıkta bulunmamaktadır. Bu itibarla anılan yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Davalı, davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesinin müteselsil kefilidir. Kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Davalı kefalet limiti ile sorumlu tutulmuşsa da davacı bankaya borcu bulunmadığını savunduğuna göre davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacağının kefilin sorumluluğuna ilişkin ilke doğrultusunda ve davalının 14.07.2009 tarihli sözleşmede kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı gözetilerek Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şeklinde asıl borcun oluşumu, davalı kefilin sorumlu olduğu miktarın saptanması ile ilgili olarak yeni bir rapor alınması ve uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarı da açıklanan nedenlerle hüküm temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.