Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/2229 E. 2012/7510 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2229
KARAR NO : 2012/7510
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında Yapılan alışveriş nedeniyle müvekilinin, davalıya toplam 8.600TL’lik 5 adet bono verdiğini, bonoların gününde ödenmediğini, müvekkilinin davalı ile görüşerek taksitler halinde ödemeyi teklif ettiğini, davalının bu talebi kabul etmesi üzerine müvekkilinin, davalının bildirdiği hesaba toplam 7.049,00TL ödeme yaptığını ancak davalının, senet bedelleri üzerinde müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini iddia ederek ödenen 7.049,00TL için borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili ile davacı arasındaki iş ilişkisi sebebiyle davacı tarafından müvekkiline davaya konu bonolar dışında başkaca bonolar da verildiğini, davacının sunduğu ödeme dekontlarının da bu bonoların bir kısmı için yapılan ödemelere ilişkin olup, müvekkilinin bu ödemeler karşılığında bonoları davacıya iade ettiğini, takibe konu bonoların karşılığında ödeme yapılmadığını, ödeme dekontlarında takibe konu bonolara ilişkin bir kayıt bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacı tarafın ödemeye ilişkin olarak sunduğu dekont ve banka hesap özetlerinde ödemelerin dava ve takip konusu bonolara ilişkin yapıldığı yönünde bir açıklama olmadığı, hatırlatılan yemin teklif hakkının davacı tarafça kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yapılan ödemeler dikkate alınmadan senet bedelleri üzerinden icra takibi yapıldığı iddiasıyla ödenen miktar yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı, ödeme iddiası ile ilgili olarak dosyaya bir takım ödeme belgeleri ibraz etmiştir. Davacı yanca sunulan bu ödeme belgelerinin tarihinin dava konusu bonoların ödeme tarihlerinden sonra olduğu anlaşılmaktadır. Keza davalı vekili cevabında, yapılan ödemelerin başka alacaklarına mahsuben yapıldığını savunmuştur. Hal böyle olunca mahkemece ispat külfetinin davalı yanda olduğu gözetilmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.