Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/2357 E. 2012/8247 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2357
KARAR NO : 2012/8247
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibine girişildiğini, takibin kesinleştiğini, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, bonolardaki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin amcası Devrim Karateke’nin müvekkilini temsil yetkisi olmadığı halde müvekkili adına fuara katılıp sözleşme ve bonoları imzaladığını, bu nedenle müvekkillinin borçtan sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşme ve takibe konu bonoların bulunduğunu, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini buna rağmen borç ödenmediğinden takip başlatıldığını, davacının sözleşmenin tarafı olan şahıs firmasının yetkilisi olduğunu belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, davacıya ait “Alkar Makina -H. Altun” isimli şahıs firmasının davalı tarafından 07-10 Ekim 2008 tarihleri arasında organize edilen Pencere 2008 isimli fuara katılıp kiralanan stantta tanıtım yaptığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, o halde taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşme ve sözleşmede belirtilen takibe konu bonolardaki imzanın davacıya ait olup olmamasının somut uyuşmazlık bağlamında bir öneminin kalmadığı, eş anlatımla davacının işletmesi fuara katılarak sözleşmeden umulan ve beklenen faydanın elde edildiği, dolayısıyla imzaya dayanılarak geçersizlik iddiasının ileri sürülmesinin 4721 Sayılı T.Medeni Kanunun 2 ve 3.ncü maddelerindeki doğruluk ve güven kuralları ile iyiniyet olgusunun açık ihlali olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından başlatılan takip bonolara dayanmaktadır. Davacı, firma kaşesi üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Mahkemece, bonoların fuara katılım sözleşmesi uyarınca verildiği, davacının fuara katıldığı bu nedenle bonolardaki imzaya itiraz etmesinin MK.nun 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı bonolara dayanan takibe karşı menfi tespit davası açtığına göre, davacının fuara katılması bonolardaki imzaya itiraz edemeyeceği anlamına gelmez. Davacının bonolardan sorumlu tutulabilmesi için bonoları imzalayan kişinin ticari mümessil olması gerekir. Mahkemece davacı adına fuara katılım sözleşmesi ve bonoları imzalayan kişinin davacının ticari mümessili olup olmadığı üzerinde durulup toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.