YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2368
KARAR NO : 2012/8248
KARAR TARİHİ : 16.05.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin toptan peynir, salam, sucuk alım satım ile uğraştıklarını, davalı şirket ile beyaz peynir alım satımı konusunda anlaşmaya varıldığını, malların tesliminden önce dava konusu toplam 22.799,00 TL tutarında bononun tanzim edilip davalı şirkete teslim edildiğini, taraflar arasındaki anlaşma gereğince davalı şirketin anlaşma konusu peynirleri müvekkillerinin ortağı olduğu şirkete tam ve eksiksiz olarak teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ancak bonolar teslim edildiği halde malların teslim edilmediğini, bu durumun tarafların ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde yapılacak inceleme sonucu ortaya çıkacağını, davalı yanca bedelsiz kalan bonolara dayalı olarak müvekkilleri aleyhine icra takibine girişildiğini, oysa mallar teslim edilmediğinden takibe konu bonoların karşılıksız kaldığını ileri sürerek, müvekkillerin takibe konu bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili takibe konu bonolardaki “bedeli malen alınmıştır” kaydının malın teslim edildiğine karine oluşturduğunu, bu karinenin aksini iddia edenin yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, ticari defterlerde bonolarla ilgili kayıt olmamasının müvekkili açısından bir ehemmiyeti olmadığını, müvekkilinin alacağının senede dayanmakta olup senede karşı her türlü iddianın yine senetle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine ve % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, bono mücerret borç ikrarına havi bir belge olup lehtarın ticari defterinde kaydı bulunmaması o bono ile alacaklı olmadığını göstermeyeceği gibi bonodan doğan alacağın ispat külfetini de alacaklıya yüklemeyeceği, dava ve takip konusu bonolardaki “malen kaydı” malın teslim edildiğine karine teşkil edip, davacının bu karinenin aksini yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği, davacıların her iki tarafın ticari defterine delil olarak dayanmaları nedeni ile TTK’ nun 83/2 maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, başka bir ifade ile anılan maddenin uygulanabilmesi için münhasıran davalının ticari defterlerine dayanmak gerektiği oysa davalının delil listesinde açıklandığı üzere davalı defterleri yanında başka delillere de dayandığı, davacılar tarafından davalıya yemin teklif edilmediği gerekçesiyle davanın reddine ve tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmesinin önlenmiş bulunması karşısında yasal şartları gerçekleşmiş olduğundan davalı lehine %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.