Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/2446 E. 2012/4610 K. 21.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2446
KARAR NO : 2012/4610
KARAR TARİHİ : 21.03.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, icra takibine konu bonoların bedelinin ödendiği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı duruşmalara gelmemiş ve davaya da cevap vermemiştir.
Mahkemece, takip ve dava konusu 3 adet bono bedelinin senedin lehtarı dava dışı ….’e posta çeki ile havale edildiği, BK’nun 165. maddesine göre alacağı temlik alanın borçluya alacağı temlik aldığını bildirmemesi durumunda iyiniyetle ödemede bulunan borçlunun borcundan kurtulacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı takibinde haksız ve kötüniyetli olduğundan % 40 tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
TTK’nın 601’nci maddesine göre, “Ciro, “Bedeli teminattır”, “Bedeli rehindir” ibarelerini yahut terhini ifade eden diğer her hangi bir kaydı ihtiva ederse, hamil poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat kendisi tarafından yapılan bir ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir.” Somut olayda bonolarda “teminat bedelidir” kaydı mevcut olduğundan davalı bankanın bonoları rehin olarak aldığının kabulü gerekir. Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre de “Poliçeden mesul olanlar, kendileriyle ciranta arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan defileri hamile karşı ileri süremezler; meğer ki, hamil poliçeyi iktisabederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” Bu nedenle ciro yolu ile tedavül eden kıymetli evraklar hakkında kural olarak alacağın temliki hükümleri uygulanamaz. Bononun vadesi geldiğinde alacak yetkili hamil tarafından talep edilmemişse, bonodan dolayı borçlu olan kimse masraf ve hasar hamile ait olmak üzere poliçenin bedelini notere tevdi ederek borcundan kurtulabilir (TTK m.624).
Öte yandan TTK’nın 602’nci maddesine göre, “Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan bir cironun hükümlerini doğurur; şu kadar ki; ödenmeme protestosundan yahut bu protestonun tanzimi için muayyen olan müddetin geçmesinden sonra yapılan ciro ancak alacağın temliki hükümlerini meydana getirir. Aksi sabit oluncaya kadar tarihsiz bir ciro protestonun tanzimi için muayyen olan müddetin geçmesinden önce yapılmış sayılır.”
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri çerçevesinde, uyuşmazlığın kaynağını oluşturan bonoların arkasındaki ciroların altında rehin cirosunun ilişkin olduğu hukuki ilişkiye ait olması muhtemel olan birtakım rakamlar yazılı olup, öncelikle banka kayıtları ve mevcut olması hâlinde bonoların bankaya tevdiine ilişkin bordro üzerinde inceleme yapılarak ciroların tarihi tespit edilmelidir. Belirlenen bu tarihe göre söz konusu cirolar hakkında alacağın temliki hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeli, tarihin saptanamaması hâlinde ise TTK’nın m.602,II hükmündeki karine gözetilerek sonuca varılmalıdır.
Mahkemece yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.