YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2530
KARAR NO : 2012/9094
KARAR TARİHİ : 29.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten mal alan dava dışı … lehine ipotek verdiğini, davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine giriştiğini, borcun takibe konu miktar kadar olmadığını, ipotek faizsiz olduğu için 15.000 TL faiz isteminin yerinde olmadığını ileri sürerek takibe konulan alacağın gerçekte 25.000TL olması nedeniyle fazla istenmiş olan, 25.000TL asıl alacağın iptali ile bundan dolayı borçlu olunmadığının tespitine, bu tutarın %40’ı oranındaki tazminatın davalıdan tahsiline, işlemiş faizin (15.000TL) ve takipden sonrası için istenmiş olan faizin tümünün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddia edildiği gibi ipoteğin … lehine verilmediğini, müvekkilinin davacının oğlu …’a verdiği mallar nedeniyle davaya konu ipoteğin tesis edildiğini, müvekkili şirket tasfiye aşamasında olduğu için defterlerinin ibraz edilemediğini borç ödenmediği için icra takibine girişildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalı taraf defterlerini ibraz etmediği için bilirkişi incelemesinin yapılamadığı, yöneltilen yeminin davalı şirket temsilcisi tarafından usulüne uygun olarak eda edildiği gerekçeleri ile davacının ispat edilemeyen davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında; ipotek konusu borcun davacının oğlu…’dan olan alacağa ilişkin bulunduğunu bildirmiş, 09.07.2007 tarihli duruşmada da ipoteğin… ile bir ilgisinin bulunmadığını … için verildiğini beyan etmiştir. İpotek limit ipoteği olup alacaklının talep ettiği miktar kadar alacaklı olduğunu kanıtlaması gerekir. Davalı ipotek akit tablosunda borçlu olarak gözüken kişiden (yani …’dan) alacağı bulunmadığını beyan ettiğine göre davacının kabul ettiği miktar dışında borçlu olmadığının kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.