YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2547
KARAR NO : 2012/7747
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, işyerini kapatan müvekkilinin işyerindeki malları davalıya sattığını ve tüm malları davalı dükkanına taşıdığını bu nedenle 20.07.2006 tanzim 17.01.2008 vade tarihli 38.800.00 TL. bedelli bononun müvekkiline verildiğini, bu bonoya dayalı girişilen takibe davalının imza itirazında bulunduğunu, icra mahkemesince alınan raporda imzanın davalının eli ürünü olmadığının saptandığını, ancak bu raporun yeterli olmadığını, yeniden rapor alınması gerektiğini, davalının almış olduğu malların bedelini ödememekte direndiğini ileri sürerek 38.800.00 TL.’nin ödeme tarihi olan 17.01.2008’den işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların önce malların 50.000 TL. bedelle satışı konusunda anlaştığını ancak davacının daha sonra 50.000 TL.’yi kabul etmeyip 67.000 TL. istediğini müvekkilince bu miktar kabul edilmeyince malların davacıya iade edildiğini ancak davacının bir kısım malları tekrar müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin tatsızlık olmasın diye bu malları dükkanına koyduğunu bu malların değerinin KDV dahil 14.160 TL. olduğunu davacının uydurma senede dayanamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller benimsenen 05.12.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre, 20.07.2006 tarihli sipariş formuna göre 50.000 TL. bedelli malın sipariş edildiği davalı bu malların iade edildiğini bir kısmının (14.160 TL. değerindeki malın) elinde kaldığını savunmuş ise de bu savunmasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne 38.800.00 TL.’ye 15.12.2010 tarihinden itibaren 4489 sayılı Yasa ile değişik 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesinde belirtilen değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.