YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2879
KARAR NO : 2012/5749
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı banka tarafından hakkında Borçka İcra Müdürlüğü’nün 2008/130 ve 2008/476 E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, takiplere dayanak kredi ikraz sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek, kredi sözleşmesi gereğince davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre Borçka İcra Müdürlüğü’nün 2008/130 ve 2008/476 esas sayılı dosyalarında takibe dayanak 11.10.1999 tarih ve 227 nolu tarımsal krediler ikraz sözleşmesindaki davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olduğunun ispatlanamadığı, kredinin kime ödendiğinin tespit edilemediği gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davacının davalıya 11.10.1999 tarih ve 227 sayılı banka kredi sözleşmesi gereğince borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle mahkemece alınan Adli Tıp Kurulu raporu içeriği ve dosya kapsamı gözetildiğinde sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunun kanıtlanamamış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 5766 Sayılı Kanunun 11. maddesinin (ç) bendi ile değişik 123. maddesindeki harç istisnası yurtdışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olarak uygulanmaktadır. Yeniden yapılandırma ile ilgili 4603 sayılı Kanunda öngörülen muafiyetin ise Kanun’da sayılan bankaların davacı olduğu davalarda uygulanabileceği, anılan Yasa hükmü gereğidir. Somut olayda davalı safındaki T.C Ziraat Bankası’nın harçtan muaf olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Harç kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzeni, aleyhe bozma yasağı kuralının istisnalarındandır. Bu durumda mahkemece; davalı bankanın karar ve ilam harcı ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.