Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/292 E. 2012/6538 K. 17.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/292
KARAR NO : 2012/6538
KARAR TARİHİ : 17.04.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl davada davacı vekili, birleştirilen dosyalardaki davacılar vekili müvekkili … Ltd. Şti.’nin kullandığı Genel Kredi Sözleşmesine kefil olan diğer müvekkillerinin kullanılan krediye binaen kredi sözleşmesi ile aynı tanzim tarihli ve bedelli bono verdiklerini, davalı bankanın senedi 02.03.2010 tarihinde protesto ettirdiğini, müvekkillerinin davalı tarafa bu kadar borçları olmadığını teminat senedini davalının takibe koyduğunu ileri sürerek, dava konusu senetten dolayı 104.349 TL. borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davalardaki davalı vekili, banka kayıtları incelendiğinde, müvekkilinin alacağının ortaya çıkacağını, banka kayıtları ile sabit olan alacağın fazlasının müvekkili bankaca talebinin sözkonusu olmadığını, çekilen kat ihtarnamesi ile davacıların borçlarını bildiklerini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraf defterleri üzerinde yapılan incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre; asıl dava ile birleştirilen 2010/767, 2010/768, 2010/769, 2010/770 esas sayılı davaların ayrı ayrı kabulleri ile davacıların 11.05.2008 tanzim, 26.02.2010 vade tarihli 120.000 TL.’lik senetten dolayı davalı bankaya 104.349 TL. borçlu olmadıklarının tespitine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davadaki davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı banka, 21.05.2010 tarihli 15137 yevmiye nolu ihtarnamesinde, hesabı 27.02.2010 tarihi itibariyle kat ettiğini ve toplam 16.581.10 TL. alacağı olduğunu belirterek, bu miktarın ihtarnamesinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde ödenmesini talep etmiştir. Davalı banka, 18.03.2010 tarihli Kayseri 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/8628 esas sayılı takip talebinde 26.02.2010 vade tarihli 120.000 TL. bedelli bonoya dayanmış, ancak 15.651 TL. asıl alacak, 196.82 işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.847.82 TL.’nin davacılardan tahsilini talep etmiştir. Takip borçluları asıl ve birleşen davadaki davacılar, davalı bankaca protesto edilen ve Kayseri 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/8628 esas sayılı takip dosyasında, takip konusu yapılan 120.000 TL. bedelli bononun teminat senedi olduğunu ileri sürerek, 104.349 TL. miktardan borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerdir.
Davalı banka, bono 120.000 TL. bedelli olmasına rağmen, alacaklı olduğunu iddia ettiği toplamda 15.847.82 TL.’lik miktarı takip konusu yapmıştır. Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, senet bedelinin tamamını istediği anlamına gelmez. Davalı bankanın senet nedeniyle talep etmediği bir bedelden dolayı senet borçluları asıl ve birleşen davadaki davacıların, menfi tespit davası açmakta hukuki yararları bulunmamaktadır.
Mahkemece, bu yönler gözetilerek, bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden asıl ve birleşen davadaki davalı banka yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre asıl ve birleşen davadaki davalı bankanın öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.