YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2956
KARAR NO : 2012/6760
KARAR TARİHİ : 19.04.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını,takibe konu bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ayrıca davacının 22.04.1987 doğumlu olup keşide tarihi olan 05.01.2005 tarihinde reşit olmadığını belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borçları nedeniyle üç ayrı dosya ile davacı aleyhine takip başlatıldığını davacının icra hukuk mahkemesinde imzaya itiraz davaları açtığını daha sonra bu davaların takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu olayların akabinde davacı adına Tolunay Günseren ve avukatı ile borcun tasfiyesi konusunda protokol yapılarak borç miktarının takip dosyasında 43.000 TL’ye sabitlendiğini, bu anlaşmanın davacı tarafından ihlal edilmesi üzerine takiplere devam edildiğini, davacının da bu davayı açtığını davacının ticaret yapması nedeniyle yaş küçüklüğü iddiasının dinlenemeyeceğini bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; bonodaki keşideci imzasının davacının eli ürünü olmadığı, bononun keşide tarihi itibariyle davacının (18) yaşından küçük olduğu ve velisince verilmiş bir ticaret izninin bulunmadığı, davalının dayandığı protokolde davalının taraf olmadığı, böyle bir protokolün varlığının davacının yaş küçüklüğü ve imzaya ilişkin itirazını ortadan kaldırmayacağı,dava konusu bonoda davalının lehdar olarak yer alması nedeniyle imzanın davacıya ait olmadığını bilecek durumda bulunduğu ve hacizlerin uygulandığı gerekçeleriyle davanın kabulüne ve davalının %40 oranında kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dosyaya bir örneği sunulan 02.03.2007 tarihli ‘protokol’ başlıklı belgede davalının taraf sıfatının bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.