YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2995
KARAR NO : 2012/10101
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … A.Ş.’nin ithal ettiği, davalı … A.Ş’nın satışa arz ettiği aracın müvekkilince 06.05.2005 tarihinde 78.009,10 TL.’ye satın alındığını, aracı satmak için … A.Ş.’ye takasa vermek istediğinde aracın muayenesi sonucu boya kalınlık değerlerinin farklı olduğunun ve bunun üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğunun söylenip, form düzenlendiğini, akabinde mahkemece bilirkişi marifetiyle yapılan tespitte araçtaki boya kalınlık değerlerinin araçta gizli ayıp olduğunu gösterdiğinin belirlendiğini, bunun da aracın davacıya satımından önce hasara uğrayıp, yeniden boyandığını gösterdiğini, bu halin aracın 2. el piyasa değerini düşürdüğünü belirterek, hile ile davacıya satılan aracın satım bedelinden şimdilik 10.000,00 TL.’nin 06.05.2005 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gibi davanın da zamanaşımı süresinde açılmadığını bildirdikleri, esasen de boyama işleminin tam olarak nezaman yapıldığının tespitinin teknik olarak mümkün olmadığı, aracın satın alındığı tarihte ayıplı olduğuna dair somut bir delil olmadığını, satımdan sonraki hasardan sorumlulukları bulunmadığını, araçtaki boya kalınlıkları konusunda uyulması zorunlu bir norm da olmadığını bildirerek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, aracın sağ ve sol ön kapıları ile kaputunun sonradan boyanmış olduğu tespit edilmiş olduğu halde bu boyanın aracın davacıya tesliminden önce mi, sonra mı yapıldığının tespitinin mümkün olmaması, ispat yükünün davacıda olmasına rağmen davacının aracın kendisine satıldığı sırada boyalı olarak satıldığı hususunu ispat edememesi karşısında davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.