YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3077
KARAR NO : 2012/11592
KARAR TARİHİ : 11.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit-sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine davalı şirket tarafından çeklere dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takipten sonra müvekkili şirket hakkında iflasın ertelenmesi kararı verildiğini, borcun tasfiyesi için müvekkili şirkete mahkemece atanan kayyım denetiminde davalı şirket ile bağlantı kurulduğunu, bu çerçevede davalının sulh ve ibraya yetkili vekili Av…. ile 13.10.2008 tarihli “Protokol ve İbraname ” başlıklı belge düzenlendiğini, anılan belge uyarınca müvekkili tarafından kayyım denetiminde davalı şirkete 114.000 TL ödendiğini, müvekkili şirketin edimini ifa etmesine karşın davalının çekleri müvekkiline iade etmediğini, edimini yerine getirmekten kaçındığını, davalı yana keşide edilen ihtarnameden netice alınamadığını ileri sürerek icra takibine konu 16.02.2007 keşide tarih 116.000,00 TL, 02.03.2007 keşide tarih 105.000,00 TL ve 19.03.2007 tarih 122.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ibra protokolünün tanzim edilmesinde müvekkilinin aldatıldığını, davacının iflas ettiğini, bütün menkul ve taşınmazlarının öncelikli alacaklı bankalar tarafından rehin alındığını, hiç bir ödeme gücü bulunmadığının ve bu şartlarda başkaca ödeme yapamayacaklarını beyan ettiklerini, bu durum karşısında müvekkilinin toplam 343.000,00 TL asıl alacak ve faizlerinden vazgeçmek zorunda bırakıldığını, müvekkilinin bütün bu alacaklarına karşılık 229.000 TL ödenmesini talep ettiğini, davacının iflas masasında olmadığının sonradan öğrenildiğini, müvekkilinin asıl iradesinin 114.000,00 TL ödenmesi karşısında alacaktan vazgeçerek davacı borçluyu ibra etmek olmadığını, nitekim davacı firmanın sorumlu genel Müdürü…ve şirket ortağı … ile aynı gün ve aynı tarihte yapılan ek protokole göre davacı şirket iflas masasından kurtulduğunda 115.000 TL daha ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak bu ödemenin yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı/asıl davanın davalı vekili, 13.10.2008 tarihli “Protokol ve İbraname” başlıklı belgenin müvekkilinin esas irade ve beyanlarını yansıtmadığını, anılan belgenin tanzimi sırasında müvekkiline davalı/asıl dava davacı şirketin iflas ettiği şeklinde yanıltıcı bilgiler verildiğini, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını ileri sürerek 13.10.2008 tarihli “Protokol ve İbraname” başlıklı belgenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
../..
-2-
Birleşen davanın davalı / asıl davanın davacı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, anılan belge uyarınca müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, davacının da müvekkili tarafından yapılan ödemeyi ihtirazi kayıtsız kabul ettiğini, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda,
asıl davanın davacısı/birleşen davanın davalısı …İnşaat Mak. San AŞ. aleyhine asıl davanın davalısı/birleşen davanın davacısı …AŞ. tarafından çeklere dayalı olarak 20.02.2007 tarihinde başlatılan icra takibinden sonra taraflar arasında 13.10.2008 tarihli iki farklı belge düzenlendiği, 13.10.2008 tarihli “Protokol ve İbraname” başlıklı belgede …İnşaat Mak. San AŞ.’den 343.000,00 TL alacak işin ödenecek 114.000,00 TL karşılığında …İnşaat Mak. San. AŞ.’nin tüm borçlarından dolayı ibra edildiği, bu alacakla ilgili olarak düzenlenen tüm çek ve senetlerin iade edileceği, daha önce başlatılan icra takiplerinden vazgeçildiği düzenlemesine yer verildiği, aynı tarihli “Protokol” başlıklı belgede ise …AŞ.’nin 115.000,00 TL daha alacaklı olduğunun iddia edilmiş ise de anılan belgede davacı/birleşen davanın davalısı …İnşaat Mak. San AŞ.’nin münferiden imzaya yetkili temsilcilerinin imzasının bulunmadığı, öte yandan protokol tarihi itibariyle iflas erteleme sürecinde olan şirket adına yapılacak işlemlerde kayyım onayının şart olup sözkonusu belgede kayyım onaylarının olmadığı, kayyım onaylı “Protokol ve İbraname” başlıklı aynı tarihli belge uyarınca davacı/birleşen davanın davalısı …İnşaat Mak. San AŞ tarafından üstlenilen 114.000,00 TL ödeme yükümlülüğünün ifa edildiği, dolayısıyla protokolde öngörülen şart yerine getirildiğinden davacı/birleşen davanın davalı şirketinin bir borcunun kalmadığı, birleşen davada ise dava konusu belgeyi müvekkili …AŞ şirketi adına imzalayanın aynı zamanda şirketin vekili olup tarafların hukuki durumlarını bildiğinin kabulü gerektiği, davalı/birleşen davanın davacısı yanca ileri sürülen iddiaların usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne çeklere dayalı icra takibinden dolayı davacı/birleşen dava davalısı …İnşaat Mak. San. AŞ’nin davalı/birleşen dava davacısı …San. AŞ.’ne borçlu olmadığının tespitine, birleşen dava yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davanın davalı/birleşen davanın davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.