YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3098
KARAR NO : 2012/14749
KARAR TARİHİ : 10.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali – tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, asıl davada davalı şirket tarafından gereken miktarda mal teslim edilmediği gibi teslim edilen malların ayıplı çıktığını, müvekkili şirket tarafından yapılan çek, senet ve nakit ödemeler neticesinde toplam olarak 76.797,62 TL. nin karşılıksız olarak ödendiğinin tespit edilmesi üzerine bu kısmın iadesi için davalıya karşı ilamsız icra takibi başlatıldığını ileri sürerek davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini, birleşen davada ise; davalıdan satın alınan yalıtım malzemelerinin bozulmuş olduğunun anlaşılması üzerine yapılan tespit işlemi sonunda alınan raporda yalıtım malzemelerinin bozulduğunun, deforme olduğunun, su ve nemden ötürü ufalandığını, hizmet görmediğini ve yalıtıma cevap vermediğinin tespit edildiği, davalıya malzemenin ayıplı olduğunun bildirildiğini ileri sürerek davalıdan satın alınan yalıtım malzemelerinin bozulması sonucu uğranılan 22.433,83 TL. zararın olay tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tazmini ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili asıl ve birleşen davada; müvekkilinin davacı şirketten talep ettiği siparişleri zamanında ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, sipariş edilen malların eksik teslim edildiğine dair müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gibi müvekkilinin malların faturalarını davacıya tebliğ ettiğini, müvekkilince düzenlenen faturalardan da müvekkilinin teslim ettiği mal bedellerinin davacının talep ettiği bedeli aştığını, davacı tarafın karşılıksız fazla ödeme yapıldığına dair iddiasına itibar edilemeyeceğini, müvekkilince atılan malların ayıplı olmadığını, satılan yalıtım malzemelerinin uygun koşullarda kullanıldığında kendi performansını sergileyeceğinden davacı şirketin hatalı kullanımından dolayı doğmuş olan sorunların müvekkiline yüklenemeyeceğini, kaldı ki TTK’nın 25/3. maddesi uyarınca müvekkiline süresinde yapılan bir ayıp ihbarının da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini ve %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporlara göre; davalının sunduğu fatura ve irsaliyelerde davacının şirket yetkilisine usulüne uygun biçimde malların teslim edildiği biçimde ibarelerin yer almadığı, teslim hususunda ispat yükünün davalıya düştüğü iş bu davada 3 fatura karşılığı malların davacıya teslim edildiğinin tam olarak ispat edilemediği, davacı tarafça ayıp miktarı kadar reklamasyon faturasının kesilmediği, birleştirilen davada davacının alacağının yasal delillerle kanıtlanamadığı, asıl davada ise davacının 76.797,62 TL tutarındaki alacağı dosya kapsamıyla sabit olduğu taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında asıl alacağa avans faizi uygulanması gerektiği, alacağın faturaya dayalı ve defter kayıtlarıyla doğrulanan şekilde likit ve davalı tarafça bilinebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla likit alacak
üzerinden % 40 tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl dava bakımından davanın kabulü ile icra takip dosyasında davalı itirazının 76.797,62 TL. üzerinden ve takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak takibin devamına, alacağın %40’ı tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.